DEFİNECİLER AKADEMİSİ
ÖNCELİKLE SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ...
SİTEMİZDEN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUNUZ..
AKSİ TAKTİRDE SİTEMİZİN İÇERİĞİ TAM OLARAK GÖRÜNMEYECEKTİR...
DOLAYISI İLE SİTEMİZDEKİ İŞLENMEKTE OLAN KONULARI ve KONULARA YAPILMIŞ OLAN YORUMLARI GÖREMEZSİNİZ.
PAYLAŞIMLARA KATILAMAZSINIZ PAYLAŞIM YAPAMAZSINIZ ..
SİZ GELİN EN İYİSİ ÜYE OLUN...
SIKINTI ZORLUK YAŞAMAYIN..
LÜTFEN GEÇERLİ MSN ADRESİ VERİN..
ÜYE OLDUKTAN SONRA TÜM REKLAMLAR ENGELLER GİZLENECEKTİR..
SANAL ALEMİN NİMETLERİNDEN FAYDALANARAK GİZLENEREK KÜFÜR KAFİR ETMEKLE İNSANLARI KIRMAKLA İNCİTMEKLE AŞAĞILAMAKLA BİR YERE VARILMAZ O SİZİN YETİŞTİRİLME ŞEKLİNİZİN AHLAK YAPINIZIN BASİTLİĞİNİZİN İNSAN OLAMAMANIZIN VERDİĞİ BİR ÖLÇÜYÜ GÖSTERİR..
LÜTFEN ÜYE OLUNUZ...

SAYGILAR : SİTE YÖNETİMİ

DEFİNECİLER AKADEMİSİ

DEFİNE DEFİNECİLİK VE KOLEKSİYONERLİK TREASURE, ANT ANCİENT COİNS
 
AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  DEFİNE İŞARETLERİ VE ANLAMLARIDEFİNE İŞARETLERİ VE ANLAMLARI  
DEĞERLİ ÜYE ARKADAŞLARIMIZ YENİ YÖNETİMLE DEĞERLİ ÜYE ARKADAŞLARIMIZLA HER KONUDA BİLGİ ALIŞ VERİŞİNDE BULUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ İYİ FORUMLAR
DEGERLİ ÜYELERİMİZ DİĞER KOLEKSİYONERLER SİTEMİZDEDE ÜYE KAYITLARI BAŞLAMIŞTIR HANGİ KATAGORİDE KOLEKSİYON YAPIYORSANIZ VE ELİNİZE GEÇEN SİKKE VE OBJELERİNİN ORTALAMA FİYATLARINI ÖĞRENMEK İSTİYORSANIZ BİZE AİT OLAN wwwdefinecilerkulubu.com ADRESİNE ÜYE OLARAK PAYLAŞIMLARINIZI YAPABİLİRSİNİZ..
En iyi yollayıcılar
catterpillar (457)
 
kepenekli çoban (370)
 
BURAKBEY (347)
 
hattap (345)
 
aslan54 (300)
 
MAMİ (266)
 
SİMBAT (154)
 
menderes1278 (153)
 
selim (111)
 
aslicix67 (109)
 
kontrol paneli
Profiliniz
Bilgiler
Seçenekler
İmza
Avatar
Sosyal
Arkadaş ve Tanınmamış
Üye listesi
Grup
Özel Mesaj
Gelen Kutusu
ÖM Gönder

Gözlenmiş Konular
Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 197 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 12:23 pm tarihinde online oldu.
En son konular
» Kahpe saldırı bezele karakol baskını
Salı Şub. 01, 2011 1:31 am tarafından kepenekli çoban

» Ashab,ı Kehf,
Ptsi Ocak 31, 2011 3:50 am tarafından kepenekli çoban

» ÖNERİLERİNİZ VE İSTEKLERİNİZ
Perş. Ocak 20, 2011 1:28 am tarafından kepenekli çoban

» DEFİNECİLİK İŞİ PROFESYONELCE YAPILIR RUHSATLI VE BİLİNÇLİ
Paz Ocak 16, 2011 7:26 am tarafından sakin adam

» İKİNCİ EL CİHAZ ALIM SATIMI VE TAKASI
Paz Ara. 26, 2010 2:17 am tarafından kepenekli çoban

» ücretsiz vbullettin sitesi kurmak resimli anlatım,,
Cuma Ara. 10, 2010 4:18 am tarafından menderes1278

» ITALYA ROMA NARNI
Cuma Ara. 10, 2010 12:26 am tarafından kepenekli çoban

» İlginç bir saat‏
Ptsi Kas. 29, 2010 11:41 pm tarafından Misafir

» Büyük Sırrın Arkeolojik Keşfi: Nuh Tufanı.
Paz Kas. 28, 2010 5:15 am tarafından kepenekli çoban

» BULANLAR BULUYOR AMA TEK TEK AMA FARKLI ŞEKİLLERDE
Paz Kas. 28, 2010 4:20 am tarafından Misafir

» Rüyada Define Görmek.
Paz Kas. 28, 2010 3:52 am tarafından Misafir

» kıyamet günü
C.tesi Kas. 27, 2010 4:34 am tarafından Misafir

» AYAK İŞARETİ (çözülmüş)
Cuma Kas. 26, 2010 11:27 pm tarafından kepenekli çoban

» 7 DELİK Lİ TAŞ ve TAŞ YIĞMA
Cuma Kas. 26, 2010 7:04 pm tarafından Misafir

» Arkeolojik Terimler Sözlüğü.
Cuma Kas. 26, 2010 2:18 am tarafından menderes1278

» MEZAR ÖRNEKLERİ VE MEZARDAN ÇIKAN HEDİYELERİ
Perş. Kas. 25, 2010 11:52 pm tarafından Misafir

» bir ruhsatlı define kazısından hikayeler
Perş. Kas. 25, 2010 3:38 am tarafından Misafir

» 3 Yaşında Define Buldu..
Perş. Kas. 25, 2010 2:43 am tarafından Misafir

» Göz testine buyrun... !!!!
Perş. Kas. 25, 2010 2:16 am tarafından Misafir

» FAYDALI LİNKLER
Çarş. Kas. 24, 2010 8:43 am tarafından kepenekli çoban

» Define Arama İle İlgili Yasal Dayanaklar.. "Define arama ruhsatnamesi"
Çarş. Kas. 24, 2010 5:23 am tarafından menderes1278

» Bulunan Defineye Paha Biçilemiyor
Çarş. Kas. 24, 2010 5:07 am tarafından Misafir

» ALAN TARAMALAR ,,
Çarş. Kas. 24, 2010 5:02 am tarafından Misafir

» minelap 4500
Çarş. Kas. 24, 2010 4:00 am tarafından kepenekli çoban

» burada ne görüyorsunuz
Çarş. Kas. 24, 2010 2:43 am tarafından Misafir

» Cennet annelerin ayakları altındadır
Çarş. Kas. 24, 2010 1:15 am tarafından menderes1278

» MEYVA YETİŞTİRİCİLİĞİ
C.tesi Kas. 20, 2010 12:23 am tarafından Misafir

» Piramitlerin Sırrı.
Cuma Kas. 19, 2010 7:17 pm tarafından Misafir

» Denizli-sandıras dağı-define hayaliyle gölü boşalttılar
Perş. Kas. 18, 2010 2:40 am tarafından kepenekli çoban

» Tarihten en güzel laf koymalar
Çarş. Kas. 17, 2010 7:14 pm tarafından Misafir

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
google
hitsaati web trafik hizmetleri
döviz
HABERLER
KOD
hava durumu


Paylaş | 
 

 ELMALI HAZİNESİ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
misafir48
Yönetici

Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 51
Erkek Yaş : 53
İş/Hobiler : ticaret
Kayıt tarihi : 01/07/10
başarı sistemi : 5

MesajKonu: ELMALI HAZİNESİ    Perş. Eyl. 02, 2010 2:37 am

Antalya'nın Elmalı ilçesinde bulunmuş yüzyılın definesi olarak adlandırılan hazine.
M.Ö. V. yüzyılda Persler'in Yunanistan'ı istila etmelerinden sonra
Atina Şehir Devleti'nin önderliğinde Akdeniz Çevresi şehirlerinden
oluşan bir birlik (Ati-Delos Deniz Birliği) kurulmuştu. Bu birliğin bir
merkezi ve bütçesi vardı. Her ülke kendi bastığı gümüş sikkeden kendi
gücü oranında bu birliğe katkıda bulunuyordu.
1984 yılında Elmalı'nın Bayındır Köyü'nde yapılan kaçak kazılar ile
bulunan yüzyılın definesi Elmalı Sikkeleri, o bölgede bulunan bütün
şehir devletlerinin paralarını içeriyordu. Söz konusu sikkelere
yüzyılın definesi denilmesinin en önemli nedeni de Yunanlılar'ın
Persler'i yendikleri için bir anı parası çıkarma kararı almalı ve
normal olarak o zamanın para birimi için en fazla 4 drahmi değeri
biçilirken; anma nedeniyle 10 drahmililk paranın çıkarılmış olmasıydı.
(10 drahmi'lik para=Dekadrahmi)
İnce işçiliği ve dünyadaki azlığıyla değeri artan dekadrahmiler, Elmalı
Definesi'nin bulunmasıyla hem dünyada bilinen Dekadrahmi sayısı iki
katına çıkmış hem de insanlık tarihinin bilinmeyen önemli bir bölümü
aydınlatılmıştır. Çünkü 1984 yılına kadar tüm dünyada yalnızca 13 adet
Dekadrahmi'nin varlığı bilinirken, Elmalı Definesi'nde bunlardan 14
adet bulunmuştur.
Oldukça önem taşıyan böylesi değerli bir kültür mirası kaçak kazılar
sonucunda Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçırılır. Ardından geçen uzun
süreler sonucunda ve yoğun diplomotik girişimler ile hazine tekrar ait
olduğu Anadolu topraklarına geri dönmüştür. Bugünlerde de Elmalı
Hazineleri Müzesi'nde sergilenmeyi beklemektedir.
Bölgede daha sonra yapılan kazılarda, daha birçok tümülüste tarihi eserler bulunmuştur.

Bergama Sunağı,

Dönemin en büyük para birimi 4 drahmi iken dekadrahmi 10 drahmiden
oluşuyordu. Elmalı Definesi’nin bulunduğu 1984 yılına kadar dünya
üzerinde bilinen dekadrahmi sayısı yalnızca 13’tü. Elmalı Definesi’nde
ise bunlardan tam 14 tane bulunuyordu.

Aslında Anadolu’da yapılan arkeolojik kazılarda bulunan sikkeleri adeta
birer tarih kitabı olarak okumak mümkün. Çeşitli dönemlerin en önemli
tarihi olayları ve kişileri sikkelerin üzerindeki kabartmalarda boy
gösteriyor.

Uzun, kanlı savaşlar, ardından gelen barış antlaşmaları, adı sanı hiç
duyulmamış şehir devletleri, bugün artık yitip gitmiş, devrinin en
gösterişli heykelleri, yapıları hatta bugün artık yaşamayan bazı canlı
türleri, bitkiler, hayvanlar.

Sikkelerin çeşitliliği, üzerlerindeki tasvirler bu topraklarda
egemenlik kuran devletlerin ekonomik ve siyasal gelişimine ışık
tutuyor. Sikke yapımında kullanılan madenler ve teknikler ise dönemin
üretim teknolojisindeki değişimleri anlatıyor.

İlk metal paraları, yani sikkeleri M.Ö 7. yüzyılda Lidyalılar icat
etti. İlk sikkeler, altın ve gümüş karışımından meydana gelen doğal
elektrondan yapıldı. İmparator Krezüs ise doğal elektronu ilk kez altın
ve gümüşe ayırarak sikke bastıran devlet adamı oldu.


ELMALI HAZINELERI, 1984 yilinda Bayindir Koyu'nde bulunan ve daha sonra
Amerika'ya kacirilan Hazine, 1900 adet gumus sikke, toplam 26,3 kg'dir.
Her biri farkli bie sekil ve boyutta kabartma olarak yapilan
Hazinelerin geri getirilebilmesi icin Uluslararasi duzeyde mahkeme
devam etmektedir.
Antalya'nın eski yerleşim yerlerinden biri olan Elmalı, uzun ve zengin
tarihi boyunca birçok medeniyete tanıklık etmiş, yörenin tarihi, M.Ö.
5. ve 4. yüzyıllarda yaşamış olan Likyalılar ile başlamıştır. Beldenin
M.Ö. 2000-3000 yıllarına varan yaşantısı, hala tarihin karanlık örtüsü
altındadır. Ancak bu devirlere ait mezarlarda yapılan kazılar ve
incelemeler, Likyalıların bir Asya Kavimi olduğunı kabule imkan
vermiştir. Likya olarak anılan bölge, Roma ve Bizans İmparatorluğu'nun,
Selçuklu Devletini' nin, Teke Beyliği'nin, Osmanlı İmparatorluğu'nun
yönetiminde kalmıştır. Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde
bölgenin en gelişmiş yöresi olarak kültür, sanat ve ticaret alanlarında
çevresine örnek olmuş, Likya'nın kuzeyini temsil eden önemli
şehirlerden biri olarak kabul edilmiştir. Bölgede yapılan arkeolojik
kazılar sonucu yaşanan tarihe ve tanrıçalara ev sahipliği yapan birçok
tarihi eser gün ışığına çıkartılmıştır. Bunlardan bazıları olan
Kızılbeli Mezarları, Likya Yolu, Fildişi Çocuklu Kadın Heykeli, Gümüş
Kral Heykeli, Semahöyük Küp Mezarları, Yapraklı Köyü Yazılı Kaya,
Armutlu Köyü Kaya Mezarı, Söğle Yaylası Arı Serenleri tarihsel ve
kültürel zenginliğin göstergeleridir.
Bunlara ek olarak Elmalı'nın gelişimi, yörenin Yıldırım Beyazıt
zamanında Osmanlı idaresine geçmesi, Osmanlı Devleti'nin ilk
zamanlarında Anadolu Eyaletine bağlı olan Teke Livası'nın merkezi ve
Teke Paşaları'nın ikametgahı olmasının ardından idare merkezinin
Antalya'ya nakledilmesi üzerine yörenin kaza haline gelmesiyle
özetlenebilir. İlçe sıra ile "Kabalı, Amelas, Elmalı" isimlerini almış,
ancak bu isimlerin nereden kaynaklandığına dair kesin bir delil
bulunamamıştır. Elmalı Sikkeleri

M.Ö. V. yy.'da Persler'in Yunanistan'ı istila etmelerinden sonra Atina
Şehir Devleti'nin önderliğinde Akdeniz Çevresi şehirlerinden oluşan bir
birlik (Ati-Delos Deniz Birliği) kurulmuştu. Bu birliğin bir merkezi ve
bütçesi vardı. Her ülke kendi bastığı gümüş sikkeden kendi gücü
oranında bu birliğe katkıda bulunuyordu.
İşte 1984 yılında Antalya'nın Elmalı ilçesinde kaçak kazılar sonucu
bulunan yüzyılın definesi Elmalı Sikkeleri, o bölgede bulunan bütün
şehir devletlerinin paralarını içeriyordu. Söz konusu sikkelere
yüzyılın definesi denilmesinin en önemli nedeni de Yunanlılar'ın
Persler'i yendikleri için bir anı parası çıkarma kararı almalı ve
normal olarak o zamanın para birimi için en fazla 4 drahmi değeri
biçilirken; anma neeniyle 10 drahmililk paranın çıkarılmış olmasıydı.
(10 drahmi'lik para=Dekadrahmi)
İnce işçiliği ve dünyadaki azlığıyla değeri artan dekadrahmiler, Elmalı
Definesi'nin bulunmasıyla hem dünyada bilinen Dekadrahmi sayısı iki
katına çıkmış hem de insanlık tarihinin bilinmeyen önemli bir bölümü
aydınlatılmıştır. Çünkü 1984 yılına kadar tüm dünyada yalnızca 13 adet
Dekadrahmi'nin varlığı bilinirken, Elmalı Definesi'nde bunlardan 14
adet bulunmuştur.
Oldukça önem taşıyan böylesi değerli bir kültür mirası ne yazık ki önce
kaçak kazılar sonucu yurt dışına kaçırılmıştır. Ardından geçen uzun
süreler sonucunda tekrar ait olduğu Anadolu topraklarına geri
dönebilmesi sağlanmıştır. Bugünlerde de Elmalı Hazineleri Müzesi'nde
sergilenmeyi beklemektedir.

Elmalı Hazinesi, Quadriga Atları, Troio'nın altınları... Tüm bu
hazineler, ait oldukları topraklardan yani Anadolu'dan çalınarak
dünyanın başka noktalarına götürüldü.

Emlak imparatoru Jonathan Rosen, antik bir sikkeyi ilk defa avucuna
koyduğunda heyecandan titriyordu. Türkiye'den, Irak'tan, Afganistan'dan
gelen kaçak eserlerle oluşmuş muhteşem koleksiyonuna yeni ve olağanüstü
bir parça daha eklenmişti. Bu paranın daha önce birçok defalar resmini
görmüştü, ama ilk defa elinde tutuyordu. Zaten yakın zamana kadar
böylesi bir paraya bırakın sahip olmayı, elinde tutmayı dahi hayal
edemezdi. Dekadrahmi nerede ise avucu kadardı ve dün basılmışcasına
pırıl pırıldı. Athena'nın ön yüzdeki gülümseyen ifadesi Jonathan'ın da
yüzüne yayıldı. Evet, bir tek sikke için Sylvia Hurter'a 225.000 dolar
ödemişti, ama değerdi. Bu, MÖ 5. yüzyılda tedavülde kullanılan normal
bir para değildi ki. O çağda en değerli sikke dört drahmi iken
Yunanlılar, Persleri bozguna uğratmalarının anısına on drahmilik özel
bir sikke yapmışlardı. Hem 2500 yıllık olacak, hem tedavülde dolaşmayan
bir anı parası olacak, hem de pırıl pırıl bir durumda olacak. Bu bir
mucizeydi. Aslında mucizenin adı da “Elmalı” idi. Bugüne kadar dünyada
bilinen sadece 13 dekadrahmi varken Elmalı denen yerde 14 tane birden
bulunmuştu.

Elmalı ilçesinden İbrahim Başbuğ eski definecilerdendir. O güne dek
herhangi bir define bulamadığı ve parası da kıt olduğu için, Antalya'da
yaşayan ve elektronik tamirciliği yapan Bayram Sungur'un kendi özel
imalatı olan metal dedektörlerden bir tane satın almıştı. Satın aldığı
bu yerli malı dedektör de ilk kullanımda hemen bozulmuştu. 18 Nisan
1984 günü, iki kafadar, hem bozulup tamir edilmiş olan dedektörü
deneyip, hem de bu deneme bahanesi ile Bayındır Köyü civarında define
ararlarken, köyün eski muhtarı Ahmet Ali Şentürk'le tanışırlar.
Şentürk'ün define aramaları için onlara gösterdiği yer, komşusunun
tarlasıdır. Daha dedektör yeni çalışmaya başlamışken bir vınlama sesi
duyulur. Heyecanla o noktayı kazmaya başladıklarında ise gördükleri
manzara inanılmazdır. Karşılarında, kırık bir küpün içinden toprağa
yayılmış yüzlerce gümüş sikke durmaktadır. Tek tek defalarca sayarlar,
define tam 1900 adettir. Bayram Sungur'un atölyesinde yaptığı yerli
malı metal dedektör, daha ilk doğru dürüst çalışmasında, tarih boyunca
rastlanan en kıymetli definelerden birisini ortaya çıkartmıştır.

Elmalı Definesi'nin en büyük özelliği, 14 dekadrahmiyi birden içermesi
değildi. Define, sanki o çağda birisi tarafından özenle yapılmış bir
para koleksiyonu gibiydi. Orta ve Kuzey Yunanistan'dan Trakya'ya,
İyonya'dan Likya'ya ve Ege Adaları'na kadar hemen yer yerden sikke
vardı ve tümü MÖ 5. yüzyıla aitti. Definenin diğer bir önemli özelliği
ise, sikkelerin büyük bir kısmının ticari amaçla basılmamış olmasıydı.
Elmalı, Antalya ve Bayındır'lı üç ortak defineci, buldukları defineyi
satmak üzere İstanbul'a gelir ve Erdoğan Atak ile Fuat Aydıner'e birkaç
sikke gösterip ikisini de Antalya'ya çağırırlar. Fuat, bu işten
çekilmesi için Erdoğan'a 60.000 dolar öder ve sikkelerin tümünü 620.000
dolara satın alır. Fuat Aydıner, Almanya'da yaşayan dostu ve eski eser
kaçakçılığının en önemli isimlerinden Edip Telli ve kardeşi Nevzat
Telli ile ortak olur ve defineyi İsviçre'ye sevk eder. Fuat'ın,
Telli'lerden bu ortaklığa karşılık 1.300.000 dolar aldığı biliniyor.

Bu sırada, Elmalı eski belediye başkanı Hasan Sarıbaş'ın da bazı
sikkeler aldığı ve İstanbullu kaçakçı Abdülgani Hüzmeli ile ortak
olarak bunları İsviçre'de pazarladıkları ortaya çıkar. Anlaşılan, ya üç
defineci kafadar aynı yerde, daha önce telaştan bulamadıkları başka
sikkeler de bulmuşlar, ya da Fuat Aydıner'e sikkelerin tümünü
satmamışlardır.

Öykünün devamı o denli karışıktır ki, gazeteci Özgen Acar, yazı
dizisinde, olaya karışanların tümünü açıklayabilmek için grafik
hazırlamıştı. Dört Türk kaçakçının ortaklığı ile, sadece bu defineyi
almak için New York'ta kurulan OKS Partners arasındaki anlaşma, 26
Temmuz 1984 günü imzalanır. OKS Partners'ın ortakları William Koch,
James Spier ve Jonathan Kagan'dır. Fakat para babası ve definenin
gerçek sahibi Koch'tur. Spier'ı ve Kagan'ı, ileride doğabilecek yasal
sorunlar karşısında sorumluluğu paylaşmak için ortak almıştır. Aynı
tarihlerde, Antalya civarında da Elmalı Definesi'nin kokusu çıkmıştır.
İbrahim Başbuğ, her yerde su gibi para harcamakta ve Elmalı'da herkes
defineden bahsetmektedir. Özgen Acar, 17 Temmuz 1988'de Cumhuriyet
Gazetesi'nde yayınlanmaya başlayan yazı dizisinde, bu dönemi traji
komik bir biçimde uzun uzun anlatmıştır. Sanıklar birkaç defa
tutuklanır, her defasında verdikleri rüşvetlerle serbest kalırlar.
Sonunda Türk polisi, Fuat Aydıner, Fuat Üzülmez ve Telli kardeşlerin de
olaya karıştıklarını öğrenir. Bundan sonraki gelişmeler daha da
komiktir. Alman Interpolü ile Türk İnterpolü arasında aylar süren
yazışmalar yapılır. Alman Interpolü'nün Türkiye'den istediği Edip
Telli'nin fotoğraf ve eşkali iki aylık bir araştırma sonucu bulunur ve
17 Ocak 1986 günü Almanya'ya gönderilir. Almanya'ya gönderilen yazı ise
Fransızcadır! 28 Şubat günü Alman Interpolü, Münih Savcılığı'nın, Edip
Telli'nin Türkiye'ye iade istemini reddettiğini bildirir. Gelelim daha
da komik bir sahneye:

Tarih: 20 Mayıs 1986
Yer: Türk Tarih Kurumu Toplantı Salonu, Ankara
Toplantı Konusu: Eski Eser Kaçakçılığı ve Önleme Yöntemleri
Konuşmacı: Dr. Nurşin Asgari
Konuşmanın sonunda, soru ve cevaplara geçildiği sırada söz alan Prof.
Dr. Cevat Bayburtluoğlu, dinleyiciler arasında bulunan dönemin Eski
Eserler ve Müzeler Genel Müdürü Nurettin Yardımcı'ya bir soru yöneltir;
“1984 yılında, Elmalı'nın Bayındır Köyü'nde, çoğunluğu Likya
sikkelerinden oluşan bir define bulunmuştur. O zaman, köylülerden bunu
200 milyon liraya alan İstanbul'lu kaçakçılar, bu defineyi yurt dışında
800 milyon liraya satmışlar. Acaba Sayın Genel Müdür'ün bu olaydan
haberi var mı?”3
Genel Müdür'ün bu olaydan haberi yoktur . Halbuki, nerede ise iki
yıldır süren davaları ve sürmekte olan uluslararası kovalamacayı bir
yana bırakalım, bir ay kadar önce, Oxford Üniversitesi'nde, bu define
ile ilgili bir özel bir sempozyum bile düzenlenmiştir.

Türk Hükümeti, 1987 yılından başlayarak, Avrupa ve ABD deki
büyükelçilikler aracılığı ile Elmalı Definesi'nin peşine düşer. Arkası
yavaşça çorap söküğü gibi gelir. Önce Sylvia Hurter tarafından Hasan
Sarıbaş / Abdülgani Hüzmeli ortaklığından satın alınan sikkeler iade
edilir. Ardından, OKS Partners'ın Tkalec'e sattığı sikkeler, en son
olarak da OKS Partners'ın sikkelerinin büyük bir kısmı geri alınır.
İlginç olan nokta ise, OKS Partners'ın 1810 sikke satın aldığı
belgelerle sabit iken ve bunların en fazla 11'ini elinden çıkartmışken,
Türkiye Cumhuriyeti'ne sadece 1661 sikke iade etmesidir.

Geri alma operasyonu:

- 10 Mart 1988'de Numismatic Fine Arts / Los Angeles'tan 10 sikke anlaşma ile iade
- 26 Mayıs 1988'de Bank Leu / Zurih'ten 3 sikke anlaşma ile iade
- Mayıs 1991'de Tkalec Müzayede / Zürih'ten 3 sikke anlaşma ile iade
- 1993'te 1 sikke şahsi iade
- 1996'da 1 sikke şahsi iade
- 4 Ocak 1999'da OKS Partners'dan 1661 sikke dava yolu ile iade

Geri alınan toplam sikke sayısı: 1679
Kayıp sikke sayısı: 220'den fazla


Sonuç?

Sonuçta 1900'den fazla antik sikke yurt dışına gitti ve yıllar süren uğraşlar sonunda 1679'u geri geldi.

Sanıklar?

Olayın sanıkları İbrahim Başbuğ, Bayram Sungur, Ahmet Ali Şentürk ,
Hasan Sarıbaş, Abdülgani Hüzmeli, Fuat Aydıner, Fuat Üzülmez, Edip
Telli ve Nevzat Telli'ye ne olduğunu merak ettiniz, değil mi? Başbuğ,
Sungur ve Şentürk, define için Fuat Aydıner'den aldıkları paranın bir
kısmını rüşvetlere kaptırdılar, geri kalan paraları da mahkeme kararı
ile müsadere edildi. 2-3 ay gibi kısa hapis cezalarından sonra tahliye
edildiler. Benzer durum Hasan Sarıbaş ile Abdülgani Hüzmeli'nin de
başına geldi. Fuat Aydıner, Fuat Üzülmez, Edip Telli ve Nevzat Telli
ise yurt dışında yaşıyor ve Türkiye'ye giremiyorlar, ama eski eser
kaçakçılığına da devam ediyorlar.

Ya dedektör?

Artık her yerde satılıyor. İthallerin fiyatları ucuzladığı için herkes
Garrett & White's satın alıyor, kimse yerli malı kullanmıyor.



Ephesos Drahmi, ön yüz arı


Ephesos Drahmi,
arka yüz incus


İşte dünyanın en büyük müzelerini dolduran eserlerin 'çok küçük bir kısmının' listesi:


1. Mausoleum, Bodrum, Londra-İngiltere
2. Tanrıça Demeter Heykeli, Muğla, Londra-İngiltere
3. Troia Hazinesi, Çanakkale, Rusya'nın 2 şehrinde
4. Bergama Zeus Sunağı, İzmir, Berlin-Almanya
5. Priene Athena Tapınağı, Aydın, Berlin-Almanya
6. Marsyas Heykeli, Manisa, ABD, (Geri geldi, tekrar çalındı)
7. Boğazköy sfenksi, Çorum, Berlin-Almanya
8. 8 bin adet Boğazköy tableti, Çorum, Almanya (Geri geldi)
9. Noel Baba'nın kemikleri, Antalya / Demre, Bari-İtalya
10. Herakles heykeli, Antalya / Perge (Perge), Boston-ABD
11. Kumluca Hazinesi, Antalya, ABD
12. Lidya Yazıtı, Manisa / Saraycık (Saittai), Roma-İtalya
13. Lidya Hazinesi, Uşak / İkiztepe, New York-ABD
14. Quadriga Atları, İstanbul / Hipodrom, Venedik-İtalya
15. Elmalı Hazinesi, Antalya, ABD (Büyük kısmı geri geldi)
16. Zeugma mozaikleri, Gaziantep, İtalya ve İngiltere'de
17. Milo Venüsü, Milo Adası, Paris - Fransa

Rodos Stater, ön yüz incir yaprağı, arka yüz incus
Attika Dekadrahmi, ön yüz miğferli Athena, arka yüz baykuş
Likya Stater, ön yüz iki yunus, arka yüz triskeles
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
ELMALI HAZİNESİ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DEFİNECİLER AKADEMİSİ :: ARKEOLOJİK ARAŞTIRMALAR SONUCUNDA GÜNYÜZÜNE ÇIKARILMIŞ HAZİNE GÖMÜ GÖRÜNTÜLERİ-
Buraya geçin: