DEFİNECİLER AKADEMİSİ
ÖNCELİKLE SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ...
SİTEMİZDEN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUNUZ..
AKSİ TAKTİRDE SİTEMİZİN İÇERİĞİ TAM OLARAK GÖRÜNMEYECEKTİR...
DOLAYISI İLE SİTEMİZDEKİ İŞLENMEKTE OLAN KONULARI ve KONULARA YAPILMIŞ OLAN YORUMLARI GÖREMEZSİNİZ.
PAYLAŞIMLARA KATILAMAZSINIZ PAYLAŞIM YAPAMAZSINIZ ..
SİZ GELİN EN İYİSİ ÜYE OLUN...
SIKINTI ZORLUK YAŞAMAYIN..
LÜTFEN GEÇERLİ MSN ADRESİ VERİN..
ÜYE OLDUKTAN SONRA TÜM REKLAMLAR ENGELLER GİZLENECEKTİR..
SANAL ALEMİN NİMETLERİNDEN FAYDALANARAK GİZLENEREK KÜFÜR KAFİR ETMEKLE İNSANLARI KIRMAKLA İNCİTMEKLE AŞAĞILAMAKLA BİR YERE VARILMAZ O SİZİN YETİŞTİRİLME ŞEKLİNİZİN AHLAK YAPINIZIN BASİTLİĞİNİZİN İNSAN OLAMAMANIZIN VERDİĞİ BİR ÖLÇÜYÜ GÖSTERİR..
LÜTFEN ÜYE OLUNUZ...

SAYGILAR : SİTE YÖNETİMİ

DEFİNECİLER AKADEMİSİ

DEFİNE DEFİNECİLİK VE KOLEKSİYONERLİK TREASURE, ANT ANCİENT COİNS
 
AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  DEFİNE İŞARETLERİ VE ANLAMLARIDEFİNE İŞARETLERİ VE ANLAMLARI  
DEĞERLİ ÜYE ARKADAŞLARIMIZ YENİ YÖNETİMLE DEĞERLİ ÜYE ARKADAŞLARIMIZLA HER KONUDA BİLGİ ALIŞ VERİŞİNDE BULUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ İYİ FORUMLAR
DEGERLİ ÜYELERİMİZ DİĞER KOLEKSİYONERLER SİTEMİZDEDE ÜYE KAYITLARI BAŞLAMIŞTIR HANGİ KATAGORİDE KOLEKSİYON YAPIYORSANIZ VE ELİNİZE GEÇEN SİKKE VE OBJELERİNİN ORTALAMA FİYATLARINI ÖĞRENMEK İSTİYORSANIZ BİZE AİT OLAN wwwdefinecilerkulubu.com ADRESİNE ÜYE OLARAK PAYLAŞIMLARINIZI YAPABİLİRSİNİZ..
En iyi yollayıcılar
catterpillar (457)
 
kepenekli çoban (370)
 
BURAKBEY (347)
 
hattap (345)
 
aslan54 (300)
 
MAMİ (266)
 
SİMBAT (154)
 
menderes1278 (153)
 
selim (111)
 
aslicix67 (109)
 
kontrol paneli
Profiliniz
Bilgiler
Seçenekler
İmza
Avatar
Sosyal
Arkadaş ve Tanınmamış
Üye listesi
Grup
Özel Mesaj
Gelen Kutusu
ÖM Gönder

Gözlenmiş Konular
Kimler hatta?
Toplam 13 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 13 Misafir :: 2 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 197 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 12:23 pm tarihinde online oldu.
En son konular
» Kahpe saldırı bezele karakol baskını
Salı Şub. 01, 2011 1:31 am tarafından kepenekli çoban

» Ashab,ı Kehf,
Ptsi Ocak 31, 2011 3:50 am tarafından kepenekli çoban

» ÖNERİLERİNİZ VE İSTEKLERİNİZ
Perş. Ocak 20, 2011 1:28 am tarafından kepenekli çoban

» DEFİNECİLİK İŞİ PROFESYONELCE YAPILIR RUHSATLI VE BİLİNÇLİ
Paz Ocak 16, 2011 7:26 am tarafından sakin adam

» İKİNCİ EL CİHAZ ALIM SATIMI VE TAKASI
Paz Ara. 26, 2010 2:17 am tarafından kepenekli çoban

» ücretsiz vbullettin sitesi kurmak resimli anlatım,,
Cuma Ara. 10, 2010 4:18 am tarafından menderes1278

» ITALYA ROMA NARNI
Cuma Ara. 10, 2010 12:26 am tarafından kepenekli çoban

» İlginç bir saat‏
Ptsi Kas. 29, 2010 11:41 pm tarafından Misafir

» Büyük Sırrın Arkeolojik Keşfi: Nuh Tufanı.
Paz Kas. 28, 2010 5:15 am tarafından kepenekli çoban

» BULANLAR BULUYOR AMA TEK TEK AMA FARKLI ŞEKİLLERDE
Paz Kas. 28, 2010 4:20 am tarafından Misafir

» Rüyada Define Görmek.
Paz Kas. 28, 2010 3:52 am tarafından Misafir

» kıyamet günü
C.tesi Kas. 27, 2010 4:34 am tarafından Misafir

» AYAK İŞARETİ (çözülmüş)
Cuma Kas. 26, 2010 11:27 pm tarafından kepenekli çoban

» 7 DELİK Lİ TAŞ ve TAŞ YIĞMA
Cuma Kas. 26, 2010 7:04 pm tarafından Misafir

» Arkeolojik Terimler Sözlüğü.
Cuma Kas. 26, 2010 2:18 am tarafından menderes1278

» MEZAR ÖRNEKLERİ VE MEZARDAN ÇIKAN HEDİYELERİ
Perş. Kas. 25, 2010 11:52 pm tarafından Misafir

» bir ruhsatlı define kazısından hikayeler
Perş. Kas. 25, 2010 3:38 am tarafından Misafir

» 3 Yaşında Define Buldu..
Perş. Kas. 25, 2010 2:43 am tarafından Misafir

» Göz testine buyrun... !!!!
Perş. Kas. 25, 2010 2:16 am tarafından Misafir

» FAYDALI LİNKLER
Çarş. Kas. 24, 2010 8:43 am tarafından kepenekli çoban

» Define Arama İle İlgili Yasal Dayanaklar.. "Define arama ruhsatnamesi"
Çarş. Kas. 24, 2010 5:23 am tarafından menderes1278

» Bulunan Defineye Paha Biçilemiyor
Çarş. Kas. 24, 2010 5:07 am tarafından Misafir

» ALAN TARAMALAR ,,
Çarş. Kas. 24, 2010 5:02 am tarafından Misafir

» minelap 4500
Çarş. Kas. 24, 2010 4:00 am tarafından kepenekli çoban

» burada ne görüyorsunuz
Çarş. Kas. 24, 2010 2:43 am tarafından Misafir

» Cennet annelerin ayakları altındadır
Çarş. Kas. 24, 2010 1:15 am tarafından menderes1278

» MEYVA YETİŞTİRİCİLİĞİ
C.tesi Kas. 20, 2010 12:23 am tarafından Misafir

» Piramitlerin Sırrı.
Cuma Kas. 19, 2010 7:17 pm tarafından Misafir

» Denizli-sandıras dağı-define hayaliyle gölü boşalttılar
Perş. Kas. 18, 2010 2:40 am tarafından kepenekli çoban

» Tarihten en güzel laf koymalar
Çarş. Kas. 17, 2010 7:14 pm tarafından Misafir

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
google
hitsaati web trafik hizmetleri
döviz
HABERLER
KOD
hava durumu


Paylaş | 
 

 GÜNEŞ SAATİ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: GÜNEŞ SAATİ   Paz Mayıs 16, 2010 5:06 am



Güneş Saati (Safranbolu) Karabük



Safranbolu ilçesinde, çarşı içerisinde bulunan Köprülü Camisi’nin avlusunda Güneş Saati bulunmaktadır.

Yatay güneş saatleri grubundan olan bu güneş saati XIX.yüzyılın ortalarında yapılmıştır. Dört mermer ayağın taşıdığı, düz mermer bir zemin üzerine yapılan bu saat günün saatini metal plaka üzerine düşen gölgelere göre hesaplamaktadır.




























Köprülü Mehmet Paşa Camisi avlusundadır. Basit tip, yatay güneş saatleri grubundadır. Sabah 06.40 akşam 17.20 arasındaki zamanı metal plakanın gölgesine göre gösterir.

Osmanlı dönemine ait 95 adet güneş saatinden birisidir. Tarihi güneş saati mermer levhanın üzerinde bulunan üçgen şeklindeki madeni bir plakanın gölgesi ve plakanın merkez teşkil ettiği eşit açılara haiz çok sayıdaki çizgi ile zamanı tayin etmektedir.

Mermer levha üzerindeki çizgilerin her birinin arası 10’ar dakikalık zaman dilimini göstermektedir.




Arkadaşlar Güneş saatinin ne olduğu konusunda aşağıya çeşitli yazılar koyuyorum. İnşallah faydalanırız.




Güneş Saati hakkında bilgi

Güneş Saati Alm. Sonnenuhr (f), Fr. Cadran (m) solaire; horloge (m) solaire, İng. Sundial; solar time. Güneş ışınlarının bir cisimde meydana getirdiği gölgelerden faydalanarak günün kısımlarını bulan düzen. İlk defa düşey olarak düzenlenen bir çubuk şeklinde kullanılmış ve gölge uzunluğuna göre günün zamanı tesbit edilmiştir. Eski Yunanda değişik güneş saatleri kullanılmıştır. Pergalı Apollonius (M.Ö. 250) konik kesit kullanarak daha da hassas saat


Güneş Saati Alm. Sonnenuhr (f), Fr. Cadran (m) solaire; horloge (m) solaire, İng. Sundial; solar time. Güneş ışınlarının bir cisimde meydana getirdiği gölgelerden faydalanarak günün kısımlarını bulan düzen.

İlk defa düşey olarak düzenlenen bir çubuk şeklinde kullanılmış ve gölge uzunluğuna göre günün zamanı tesbit edilmiştir.

Eski Yunanda değişik güneş saatleri kullanılmıştır. Pergalı Apollonius (M.Ö. 250) konik kesit kullanarak daha da hassas saat elde etmiştir. Ptolemi ise kurduğu düzende gölgeleri çeşitli eğik düzlemlerde gösterir saat geliştirmiştir. Atina’daki bir kulede M.Ö. 100 yılından kalma sekiz güneş saati bulunmaktadır. Roma’da ise M.Ö. 290’da ilk güneş saati ortaya çıkmıştır.

Müslüman Araplar, güneş saatine çok önem vermişler, yatay, düşey ve eğik düzlemli çok değişik türlerini geliştirmişlerdir. Bazı eski camilerin duvarlarında veya uygun yerlerinde güneş saatleri vardır. Trigonometri prensiplerini kullanarak düzeni ve imalatını basitleştirmişlerdir. M.S. 13. yüzyılda Ebü’l-Hasan saat çizgilerinin silindirik, konik ve diğer yüzeylerde belirtilmesi üzerinde çalışmalar yapmıştır.

İlk mevsimler için eşit saatin kendisi tarafından ortaya çıkarıldığı kabul edilir. Ancak mekanik saatin ortaya çıkmasıyla güneş saatinin kullanış alanı azalmıştır. Müslümanların saate verdikleri önem, namaz vakitlerinden kaynaklanmaktaydı. Mesela, büyük alim Abdülhak Sücadil’in Farsça Mesail-i Şerh-i Vikaye kitabında güneş saati şu şekilde anlatılır:

“Güneş gören düz bir yere, bir daire çizilir. Bu daireye, önce Hind Müslümanları tarafından kullanıldığı için, “Daire-i Hindiyye” denir. Dairenin ortasına, çapının dörtte biri kadar uzun, dik bir çubuk dikilir. Bu çubuğun gölgesi, sabah vakti, dairenin dışına kadar uzundur ve batı tarafındadır. Güneş yükseldikçe, gölge kısalır.

Gölgenin ucunun, daireye girdiği noktaya işaret konur. Güneş gün ortasına gelince, gölgenin boyu en küçük olup, sonra tekrar uzamaya başlar ve doğu tarafından dışarı çıkar. Çıktığı noktaya da işaret konur. Bu işaretlenen noktalar arasındaki daire yayının ortası ile merkez arasına düz bir çizgi çizilir.

Bu, oranın nısf-un-nehar «gün ortası» çizgisi olur. Gölge ucu bu çizgiye gelirse gün ortası olur. Gölge bu hattan ayrıldığında öğle namazı vakti başlar. Çubuğun gölgesi, çubuğun boyunun bir veya iki katı kadar daha uzayınca ikindi vakti başlar.”

Rönesansla güneş saati yaygınlaştı. Ancak 19. yüzyıldan itibaren süs olmaktan ileri gitmemiştir.

Güneş saatinin çalışma prensibi, güneşin gökteki hareketi ile ilgilidir. Bu görünür hareket dünyanın kendi ve güneş etrafındaki dönüşü ile alakalıdır. Ancak, güneş saatinin hassaslığı için gözönüne alınması gereken başka üç tesir daha vardır: Bunlardan ilki, dünyanın güneşi odak kabul ederek hareket etmesi; ikincisi, yörüngenin elips olması ve üçüncüsü, dünyanın dönme ekseninin eğik olmasıdır.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi



TARİHÇE

Eski çağlardaki insanlar Güneşin ufuk üstündeki hareketinden, dikey bir çubuğun gölgesini izleyerek zamanı belirleyebiliyorlardı. Bu yöntem tamamen doğru saati vermiyordu, çünkü gölgenin uzunluğu yardımıyla belirlenen zaman gerçek saati göstermeye yeterli değildi.

Bilinen en eski Güneş saatleri M.Ö.1500 yılında Mısırlılar tarafından kullanılmıştır. Günümüzde yapılan kazılarda bunların pek azına rastlanmıştır. Çinliler, Hun Hanedanlığı zamanında bundan bağımsız olarak daha gelişmiş bir sistem kullandılar.

Maya, Aztek ve İnka uygarlıklarında Güneş saati kullanıldığına dair bir kayda rastlanmamıştır. Stonehenge ve Aztekler takvim kullanmışlardır. Yunanlılar Güneş saatini geliştirerek konik Güneş saatleri yapmışlardır.

Yukarıda anlatılan Güneş saatleri zamanı doğru göstermiyordu. Hıristiyanlık başlangıcına kadar Güneş saati için kullanılması gereken teknik ve aletler geliştirilemedi. M.S. 1. yüzyılda gölgeyi oluşturan çubuk kuzey yıldızına (Polaris) çevrildiğinde hata payının azaldığı anlaşıldı.

Güneş saatleri Rönesans devrinde en parlak dönemlerini yaşamıştır. Güneş saati yapımı bir sanat haline gelmiş ve Güneş saati yapanlar sırlarını ve yapım tekniklerini korumuş ve saklamışlardır. Her şekil ve büyüklükte Güneş saatleri geliştirilmiş, bunlar yatay,dikey veya bunların arasındaki herhangi bir açıda yapılmıştır.


O zamanlarda her şehirde ve kasabada değişik türde bir Güneş saati bulunuyordu.Bunlar Hindistan Jaipur’daki gibi çok büyük veya bazen de çok küçük şekillerde olabiliyordu.

Rönesans’tan yüzyıllar önce Kopernik teorisi kabul edilmeden insanlar nasıl Güneş saati yapabiliyorlardı? Nasıl Yer kendi ekseni etrafında dönüyorsa, Yer Güneş çevresinde de kutbu gösterecek şekilde döner, buda Güneş saatinin çalışma prensibini destekler. O zamanki insanlar bazı şeyleri açıklayamasalar da Güneş saatinin neden kuzey kutup yıldızına (kuzey enlemler için) yöneltilmesi gerektiğini biliyorlardı.





Güneş saatleri mekanik saatler (sarkaçlı saatler) icat edildikten sonrada hükümdarlığını sürdürdü. Çünkü ilk mekanik saatler bir Yerde sabit durmak zorundaydı. Bunun sebebi çok hassas bir sarkacın hareketine bağlı olmalarıydı.

Bu yüzden gemilerde trenlerde kullanılamıyordu. Güneş saatine bakılarak bu mekanik saatler her gün yeniden ayarlanıyordu. Güneş saatleri bu saatlerden çok daha pratik ve doğruydu. Taşınabilir Güneş saatleri 1700’lü yıllarda çok yaygındı, hatta bunlardan bazıları enleme ve boylama göre ayarlanabiliyordu.

İslam da zamanın belirlenmesinde güneş saatlerinden yaygın olarak yararlanıldığı bilinmekle birlikte, bugün özgün güneş saati örneklerine,cami duvarına işlenmiş bulunan saatler dışında , çok ender rastlanmaktadır.
Mekanik saatler 16.yy da hızla gelişti, yayla hareket eden mekanizmalar sayesinde taşınabilir ve kullanışlı bir hale geldi ve sonunda dünya standartlarına uygun zaman ölçerler olarak kullanıldı.

1900’lerde Güneş saatlerinin kullanımı azalmaya başladı ve hakimiyetini tamamen mekanik sarkaçlı saatlere bıraktı.

Yerkürenin saydam olduğu ve merkezinde bir gözlemci bulunduğu varsayılırsa, bu gözlemci için, zamanın ölçülmesi sorun yaratmaz. Dünya’ nın, Güneş’ e göre kendi ekseni çevresinde dönmesi sonucu Güneş, 24 saatte ancak bir kez aynı boylam çizgisini keser.

Yalnız, 24 saatte bir yinelenen bu kesim noktası, mevsim değişikliklerinden ötürü, biraz daha kuzeyde yada güneyde yer alabilir.

Güneşin hareketini izlemek için, 24 eşit saat eralığına bölünmüş dairesel bir kadran, ekvator düzlemine oturtulur ve merkezine düşey bir çubuk (dünyanın dönme eksenine paralel) yerleştirilir.

Artık mevsim ne olursa olsun, çubuk gölgesinin ucu, her gün aynı saatte aynı doğrultuyu gösterecektir.


Ne varki, güneş hareketinin bir yıl boyunca değiştiği, bu yüzden de güneş saatinin, duyarlı bir mekanik saatle karşılaştırıldığında on beş dakişka kadar ileri yada geri olduğu görülür.

Bunun nedeni, Dünya’ nın Güneş çevresindeki yörüngesinin tam bir daire değil, bir elips biçiminde olmasıdır. Güneş elipsin merkezlerinden biri üstünde bulunmaktadır. XVII. yüzyıl da “Kepler” in ortaya koyduğu gibi, Dünya Güneş’ e Yakınken daha hızlı hareket eder.

Dolayısıyle güneş, bazen ortalama yerinin ilersinde, bazende gerisinde kalır. Normal saat zamanı ile güneş saati zamanı arasında ortaya çıkan bu farka “zaman dengelemesi” denir. Zaman dengelemesindeki değişiklikler her her yıl aynıdır ve hesaplanabilir.


Gerekli düzeltmeler yapıldığında, dünyanın merkezindeki bir güneş saatiyle gerçek zaman okunabilir. Bunu sağlamanın bir yolu, zamanı, güneş saati mili (gnomon) üstünden okumak ve merkezden gelen düz çizgiler yerine, yılın çeşitli zamanları için farklı zaman işaretleri bulunan biraz eğri çizgiler kullanılmaktadır. Böylece uygun işaretlere göre okuma yaparak, bir kaç saniye yanlış payıyla gerçek zaman bulunabilir.


Bununla birlikte, gerçek güneş saati çeşitli sorunlar yaratır. Güneş alan herhangi bir düzlem üstüne (ister yatay, ister düşey, ister eğimli olsun) güneş saati yerleştirilebilir.

Ama güneş saati milinin doğrultusu, mutlaka dünyanın dönme eksenine paralel olmalı, yani kuzey yarıkürede çubuğun ucu kutup yıldızını göstermeli, saat çizgiler de, dünyanın merkezindeki varsayımsal kadranın çizgilerine paralel olmalıdır.

Dünya yüzeyindeki herhangi bir yere yerleştirilen güneş saati kadranının, ekvatora paralel olmasına genellikle olanak yoktur. Bu yüzden, ekvatora paralel varsayımsal bir kadrandan, “Kutup Yıldızı” doğrultusunnda, güneş kadranı üstüne izdüşüm alınır.


İlk bakışta karmaşık görünmesine karşın, en yalın güneş saati düzenlerinden biri, “Halkalı Güneş Saati” dir. Bir küre iskeleti biçiminde halkalı güneş saatinin, merkezden geçen ekseni eğiktir. Eğimli eksen, saat milidir. Zaman aralıkları eşit bölmeler halinde bir halkaya işaretlenmiş ve saat miline dik bir düzlem içine terleştirilmiştir.

Mil, o yerdeki enlem açısına eşit bir eğimle, kuzey-güney doğrultusunda yerleştirilir. Bu durumda mil, yerin dönme eksenine paraleldir. Bu tür güneş saatinin bir olumsuz yanı vardır; Halka dikkatli yapılmamışsa, güneşin tam ekvator üstünde bulunduğu, mart ve eylül aylarında, (gece ile gündüzün eşit olduğu zamanlar), saat bir kaç gün çalışmaz.

Ekvatorla çakıştırılmış olan halka, gece ile gündüzün eşit olduğu günlerde (ılım ya da ekinoks) kendi ışığının önünü keser. Dolayısıyle halkalar, ya tam olarak kapatılmazlar yada deliklerden bir miktar ışık geçebilecek şekilde düzenlenirler.


İstenilen bir yüzey üstüne, mil ile birlikte zaman işaretlerinin de izdüşümü aktarılarak, düzlemsel güneş saatleri yapılabilir. Bir çok yapının duvarında, doğrudan doğruya güneşe bakmayan güneş saatleri bulunur.

Bunlarda saat mili, dünyanın dönme eksenine paralel kalacak bir açıyla duvara yerleştirilmiştir. Mil gölgesinin yalnız uç noktasının okunduğu yerlerde, mil duvara dik açılı da yerleştirilebilir.


Çizgilerin mekanik izdüşümünü almak yerine, çağdaş güneş saatlerinde gerekli açılar, trigonometri yoluyla hesaplanır. Bununla birlikte güneş saatleri, binlerce yıldır pratik amaçlarla kullanılmıştır. Bunların ilk örneğine Mısır’ da rastlanır.

Romalılar’ ın da yarım küre biçiminde güneş saatleri olduğu, ayrıca taşınabilir güneş saaatleride kullandıkları bilinir. Daha sonraları yapılan taşınabilir güneş saatleri, enleme göre ayarlanabiliyor ve meridyeni bulmak için pusulayla birlikte kullanılıyordu. Ama Romalılar, kuzeyin nasıl bulunduğunu bilmediklerinden, zamanı, düşey gölge çubuğunun gölgesinin uzunluğuyla ölçmüşlerdir.

Verilen bir enlemde Güneş, yılda ancak iki kez aynı noktada bulunduğundan, yılın farklı zamanları için farklı ölçekler kullanılmıştır.





Güneş saatinin çalışma prensibi, güneşin gökteki hareketi ile ilgilidir. Bu görünür hareket dünyanın kendi ve güneş etrafındaki dönüşü ile alakalıdır. Ancak, güneş saatinin hassaslığı için gözönüne alınması gereken başka üç tesir daha vardır: Bunlardan ilki, dünyanın güneşi odak kabul ederek hareket etmesi; ikincisi, yörüngenin elips olması ve üçüncüsü, Dünya'nın dönme ekseninin eğik olmasıdır.

Zamanı ölçmek için ilk çabalar güneş saatiyle başlamıştır. Bu ilk saatler, yüzyıllar boyunca zamanın ölçülmesi için kullanılan en yaygın araç olmuşlardır. Güneş saatleri, özel olarak hazırlanmış bir milin gölgesinin, Güneş’in görünen hareketine uygun olarak yine özel olarak hazırlanmış mermer, taş veya madeni bir zemin (kadran) üzerindeki hareketine göre zamanın ölçülmesine yarayan araçlardır. Saat, güneşin oluşturduğu gölgeyi ölçer. Bu yüzden güneş saatleri ancak bol güneşli ülkelerde ve gündüzleri kullanılabiliyordu.


Saat sisteminin gelişmesi tamamıyla dinî sebepler yüzündendi. Mısır dilinde saat anlamına gelen “wnwt” aynı zamanda rahiplerin yaptığı dini görev anlamına da geliyordu. Gündüz saatleri, Güneş Tanrısı Ra’nın ilerleyişine göre ölçülüyordu ve rahipler güneşin yolunu izlemek için değişik şekillerde yapılmış güneş saatleri kullanıyorlardı.


M.Ö. 3500′lerde yapılmaya başlayan ve ilk zaman ölçme aracı sayılabilecek obeliskler, aynı zamanda tarla parselasyonunda da kullanılıyorlardı. Uzun, yukarı doğru incelen dörtgen yapının üst sivrisi kare biçimindeki düzlemin ortasında değil kenara kaymış olarak yapılıyordu. Hareket eden gölge, günü ikiye bölerek zamanı gösteriyordu. Yılın değişik zamanlarında gölge uzunlukları işaretlenip en uzun ve en kısa olanı bulunuyor ve böylece yılın en kısa ve en uzun günü de belirlenebiliyordu.


Güneş saatlerinin bir başka çeşidi de T şeklindeki saatlerdir. T biçiminde birbirine bağlanmış iki çubuktan oluşan bu saatlerde kısa çubuğun gölgesi uzun sapın üzerindeki numaralara düşüyordu. Sabahları doğuya doğru, öğleden sonraları ise batıya doğru tutulan saatte, 1′den 10′a kadar sayılar kullanılıyordu.

Taşınabilen ilk zaman aracı olan bu saat, M.Ö. 1500′lerde kullanılmaya başlanmıştır. Bu alet, günü 10 parçaya ve sabah ile akşam olmak üzere iki ‘alacakaranlık saatler’ine bölüyordu. T biçimindeki güneş saatlerinde, günün ilk ve son saatlerinde gölgenin sonsuza kadar uzaması ve kadran üzerinde izlenememesi sorun yaratıyordu.


Güneş saati tasarımındaki en büyük gelişme, gündüz saatlerini eşit dilimlere ayırabilmeyi sağlayan yarım küre biçimidir. M.Ö. 300 yıllarında Keldani astronom Berossus’un bulduğu bu tip saatlerde yarımküre içbükey olarak yerleştiriliyordu. Herhangi bir günde gölgenin yarımküre üzerinde izlediği yol, Güneş’in gökyüzünde izlediği yörüngenin kopyası oluyordu. 12 eşit bölüme ayrılmış yarımküre üzerinde yörüngeler çizilip, her mevsimle ilişkili saat başları birer eğri ile birleştiriliyordu.


M.Ö. 8. yüzyıldan önce yapılmış taşınabilir bir güneş saati. Saat, kısa parçanın gölgesinin sap üzerindeki sıkalaya düşmesi içingüneşe doğru tutuluyor.


Sümerlerle başlayıp Mısırlılar ve Babillilerle devam eden güneş saatleri Yunanlılarla daha da geliştirilmiştir. Romalılar ilk güneş saatlerini M.Ö. 1. yüzyılda yapmışlardır. Mimar Vitruvius’un belirttiğine göre, Roma’da çok yaygın olarak kullanılan saatlerin 13 değişik türü bulunuyordu.
O dönemin usta matematikçileri olan Araplar daha yaratıcıydılar. Saatçiliğe çok önem veren Araplar güneş saatlerinin birçok ilkesini geliştirmişlerdir. Arapların ünlü düşünürlerinden Abu’l Hasan, eşit saatlerle hesaplama sistemini bularak, 13. yüzyılın başlarında horoloji tarihinin en önemli adımlarından birini atmıştır.


İlk çağlarda çabuk gelişme gösteren güneş saatleri ortaçağ boyunca 5-16. yüzyıllar arasında pek ilerlememişlerdir. Ancak, 1500-1800 yılları arasında astronomiye paralel olarak hem çeşit hem de kullanışlılık açısından gelişmişlerdir.


En ayrıntılı ve hassas güneş saatleri İslâm güneş saatleridir. İslâmiyet’te namaz vakitlerini bilme isteği güneş saatlerini buna göre ayarlama zorunluluğu getirmiştir. Öğle namazı bir cismin gölgesinin en kısa olmasıyla başlar, gölge o cismin iki misli olduğunda, ikindi namazı başlamış olur. Bu iş için caminin avlusuna bir sopa dikilir.

Cismin gölgesinin mevsimlere göre tespit edilmesi ve namaz vakitlerinin buna göre işaretlenmesiyle gelişmiş bir yatay güneş saati elde edilir. Bilinen en eski İslâm güneş saati 868-901 yılları arasında Mısır’da hüküm süren Tolunoğlu Ahmed’in Fustat’ta yaptırdığı camide bulunmaktadır.

Güneş saatlerinde zamanın uzunluğu bir mevsimden ötekine değişiyordu. Mısırlılar günü 24 parçaya bölmüş olsalar da bu şimdikinden farklıydı. Güneşin doğumundan batımına kadar geçen zamanı ona bölüyorlardı, ancak bu birimler yazları daha uzun oluyordu.


Geçen yıllarla ve her mevsim kayan gün doğumlarıyla gündüz ve gece saatleri tamamen değişiyordu. Daha sonraları gündüz ve gece süreleri 12 saat uzunlukta hesaplanmış olsa da, bu yine mevsimden mevsime değişmekteydi.

Güneş saati karmaşık bir sistemdi ve çok esnekti. Daha basit sistemlere ve akşam saatlerini izlemeye duyulan ihtiyaç, değişik arayışlar getirdi ve insanlar zamanı ölçebilmek için gökyüzüyle ilişkisi olmayan başka araçlara yöneldiler.


üstünde günün saatlerini gösteren böl­meler, ortasında da bir mil bulunan, güneşin durumuna göre her bölme üstüne milin gölgesinin düşmesiyle saati belirlemeyi sağlayan düzeneklere verilen ad.

Güneşin hareketini izlemek için 24 eşit saat aralığına bölünmüş bir kadranın ekvator düzlemine oturtulup, ortasına dün­yanın dönme eksenine paralel düşey bir mil (bir çubuk) yerleştirilmesiyle oluşturulan güneş saati, dünyanın güneş çevresindeki yörüngesi tam bir daire biçiminde değil de, bîr elips biçiminde olduğundan, daha duyarlı mekanik saatlerle karşılaştırıldığında on beş dakika kadar geri ya da ileri olduğu gözlenir, "zaman dengelemesi" diye adlandırılan bu farktaki değişiklikler her yıl aynı olduğundan, kolayca hesaplanabilir.

Biraz daha karmaşık olan halkalı güneş saati, bir küreiskeleti biçiminde yapılır ve merkezinden geçen kuzey güney doğrultulu eksen (saat mili) o yerdeki enlem açısına eşit eğikliktedir; zaman aralıkları eşiti bölmeler halinde bir halkaya işaretlenip, halka, saatmilinedik bir düzlemde yerleştirilmiştir.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
GÜNEŞ SAATİ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DEFİNECİLER AKADEMİSİ :: BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ ZAMAN ZAMAN LAZIM OLABİLECEK KISA AMA ÖZ BİLGİLER-
Buraya geçin: