DEFİNECİLER AKADEMİSİ
ÖNCELİKLE SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ...
SİTEMİZDEN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUNUZ..
AKSİ TAKTİRDE SİTEMİZİN İÇERİĞİ TAM OLARAK GÖRÜNMEYECEKTİR...
DOLAYISI İLE SİTEMİZDEKİ İŞLENMEKTE OLAN KONULARI ve KONULARA YAPILMIŞ OLAN YORUMLARI GÖREMEZSİNİZ.
PAYLAŞIMLARA KATILAMAZSINIZ PAYLAŞIM YAPAMAZSINIZ ..
SİZ GELİN EN İYİSİ ÜYE OLUN...
SIKINTI ZORLUK YAŞAMAYIN..
LÜTFEN GEÇERLİ MSN ADRESİ VERİN..
ÜYE OLDUKTAN SONRA TÜM REKLAMLAR ENGELLER GİZLENECEKTİR..
SANAL ALEMİN NİMETLERİNDEN FAYDALANARAK GİZLENEREK KÜFÜR KAFİR ETMEKLE İNSANLARI KIRMAKLA İNCİTMEKLE AŞAĞILAMAKLA BİR YERE VARILMAZ O SİZİN YETİŞTİRİLME ŞEKLİNİZİN AHLAK YAPINIZIN BASİTLİĞİNİZİN İNSAN OLAMAMANIZIN VERDİĞİ BİR ÖLÇÜYÜ GÖSTERİR..
LÜTFEN ÜYE OLUNUZ...

SAYGILAR : SİTE YÖNETİMİ

DEFİNECİLER AKADEMİSİ

DEFİNE DEFİNECİLİK VE KOLEKSİYONERLİK TREASURE, ANT ANCİENT COİNS
 
AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  DEFİNE İŞARETLERİ VE ANLAMLARIDEFİNE İŞARETLERİ VE ANLAMLARI  
DEĞERLİ ÜYE ARKADAŞLARIMIZ YENİ YÖNETİMLE DEĞERLİ ÜYE ARKADAŞLARIMIZLA HER KONUDA BİLGİ ALIŞ VERİŞİNDE BULUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ İYİ FORUMLAR
DEGERLİ ÜYELERİMİZ DİĞER KOLEKSİYONERLER SİTEMİZDEDE ÜYE KAYITLARI BAŞLAMIŞTIR HANGİ KATAGORİDE KOLEKSİYON YAPIYORSANIZ VE ELİNİZE GEÇEN SİKKE VE OBJELERİNİN ORTALAMA FİYATLARINI ÖĞRENMEK İSTİYORSANIZ BİZE AİT OLAN wwwdefinecilerkulubu.com ADRESİNE ÜYE OLARAK PAYLAŞIMLARINIZI YAPABİLİRSİNİZ..
En iyi yollayıcılar
catterpillar (457)
 
kepenekli çoban (370)
 
BURAKBEY (347)
 
hattap (345)
 
aslan54 (300)
 
MAMİ (266)
 
SİMBAT (154)
 
menderes1278 (153)
 
selim (111)
 
aslicix67 (109)
 
kontrol paneli
Profiliniz
Bilgiler
Seçenekler
İmza
Avatar
Sosyal
Arkadaş ve Tanınmamış
Üye listesi
Grup
Özel Mesaj
Gelen Kutusu
ÖM Gönder

Gözlenmiş Konular
Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 197 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 12:23 pm tarihinde online oldu.
En son konular
» Kahpe saldırı bezele karakol baskını
Salı Şub. 01, 2011 1:31 am tarafından kepenekli çoban

» Ashab,ı Kehf,
Ptsi Ocak 31, 2011 3:50 am tarafından kepenekli çoban

» ÖNERİLERİNİZ VE İSTEKLERİNİZ
Perş. Ocak 20, 2011 1:28 am tarafından kepenekli çoban

» DEFİNECİLİK İŞİ PROFESYONELCE YAPILIR RUHSATLI VE BİLİNÇLİ
Paz Ocak 16, 2011 7:26 am tarafından sakin adam

» İKİNCİ EL CİHAZ ALIM SATIMI VE TAKASI
Paz Ara. 26, 2010 2:17 am tarafından kepenekli çoban

» ücretsiz vbullettin sitesi kurmak resimli anlatım,,
Cuma Ara. 10, 2010 4:18 am tarafından menderes1278

» ITALYA ROMA NARNI
Cuma Ara. 10, 2010 12:26 am tarafından kepenekli çoban

» İlginç bir saat‏
Ptsi Kas. 29, 2010 11:41 pm tarafından Misafir

» Büyük Sırrın Arkeolojik Keşfi: Nuh Tufanı.
Paz Kas. 28, 2010 5:15 am tarafından kepenekli çoban

» BULANLAR BULUYOR AMA TEK TEK AMA FARKLI ŞEKİLLERDE
Paz Kas. 28, 2010 4:20 am tarafından Misafir

» Rüyada Define Görmek.
Paz Kas. 28, 2010 3:52 am tarafından Misafir

» kıyamet günü
C.tesi Kas. 27, 2010 4:34 am tarafından Misafir

» AYAK İŞARETİ (çözülmüş)
Cuma Kas. 26, 2010 11:27 pm tarafından kepenekli çoban

» 7 DELİK Lİ TAŞ ve TAŞ YIĞMA
Cuma Kas. 26, 2010 7:04 pm tarafından Misafir

» Arkeolojik Terimler Sözlüğü.
Cuma Kas. 26, 2010 2:18 am tarafından menderes1278

» MEZAR ÖRNEKLERİ VE MEZARDAN ÇIKAN HEDİYELERİ
Perş. Kas. 25, 2010 11:52 pm tarafından Misafir

» bir ruhsatlı define kazısından hikayeler
Perş. Kas. 25, 2010 3:38 am tarafından Misafir

» 3 Yaşında Define Buldu..
Perş. Kas. 25, 2010 2:43 am tarafından Misafir

» Göz testine buyrun... !!!!
Perş. Kas. 25, 2010 2:16 am tarafından Misafir

» FAYDALI LİNKLER
Çarş. Kas. 24, 2010 8:43 am tarafından kepenekli çoban

» Define Arama İle İlgili Yasal Dayanaklar.. "Define arama ruhsatnamesi"
Çarş. Kas. 24, 2010 5:23 am tarafından menderes1278

» Bulunan Defineye Paha Biçilemiyor
Çarş. Kas. 24, 2010 5:07 am tarafından Misafir

» ALAN TARAMALAR ,,
Çarş. Kas. 24, 2010 5:02 am tarafından Misafir

» minelap 4500
Çarş. Kas. 24, 2010 4:00 am tarafından kepenekli çoban

» burada ne görüyorsunuz
Çarş. Kas. 24, 2010 2:43 am tarafından Misafir

» Cennet annelerin ayakları altındadır
Çarş. Kas. 24, 2010 1:15 am tarafından menderes1278

» MEYVA YETİŞTİRİCİLİĞİ
C.tesi Kas. 20, 2010 12:23 am tarafından Misafir

» Piramitlerin Sırrı.
Cuma Kas. 19, 2010 7:17 pm tarafından Misafir

» Denizli-sandıras dağı-define hayaliyle gölü boşalttılar
Perş. Kas. 18, 2010 2:40 am tarafından kepenekli çoban

» Tarihten en güzel laf koymalar
Çarş. Kas. 17, 2010 7:14 pm tarafından Misafir

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
google
hitsaati web trafik hizmetleri
döviz
HABERLER
KOD
hava durumu


Paylaş | 
 

 ''Bunu Herkes Yapıyor'' Aldatmacası

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SİMBAT
Vip Özel Üye

Vip Özel Üye


Mesaj Sayısı : 154
Erkek Yaş : 28
İş/Hobiler : kahveci
Nerden : IĞDIR
Kayıt tarihi : 01/04/10
başarı sistemi : 3

MesajKonu: ''Bunu Herkes Yapıyor'' Aldatmacası   Paz Mayıs 09, 2010 3:46 am

Yasemin YAŞAR

“Bunu herkes yapıyor” aldatmacası

İnsan hayat standartlarını hayran olduğu insanlara göre ayarlamaya yatkındır. Fakat bu hayran olunan modellerin standartları önemlidir. Özellikle gençlerin ve çocukların dünyalarına sunulan modellerin nasıllığı, onları örnek alacak olan çocuk ve gençlerin manevî gelişimleri açısından son derece dikkat çekicidir.

İnsanoğlunun mahiyeti acz, zaaf, noksan ve kusurdan oluşmaktadır. Fakat kusurlu olmak, düşük standartlarda yaşamak için bahane olamaz. ‘Bizden bir şey olmaz, bu bize göre değil, ben zaten günahkârım, böyle yaşamayan insan yok ki, bu zamanda böyle olunur’ gibi yaklaşımlar ve başarıya, mutluluğa, hayırlı işlere, sıkıntı çekmeden, başarısızlık yaşamadan, hiç mutsuz olmadan ulaşma isteğindeki yanlışlık, insanların standartlarını düşürmeyi netice vermiştir.

İnsanlık standartları bir kez aşağı indiği zaman, artık herkes bu düşük standartları normal kabul etmeye başlar. İnsan arzu ve heveslerini kontrol altına almakta zorlandığı durumlarda, bunun imkânsız olduğuna karar verip, bu davranışları normalleştirmeye başlıyor. Toplumun genelinde de bu problem olduğu için beklentilerin seviyesi düşer ve türlü kılıflarla yapılan hatalar, günahlar meşrûlaştırılmaya çalışılır.

Çocuklarıyla hakikî anlamda ilgi ve şefkatle ilgilenmeyen, onları terbiye etmeyen ve bunu da gereksiz gören anne babalar, okulda çocuğun yaşadığı bir disiplin problemini normal görmeye başlıyor. Çocuktaki şiddeti, gençlerdeki özellikle erkek çocuklarındaki ahlâksızlığı, devletin elektriğinden kaçak kullanmayı, hak arayışında şiddete başvurmayı, iktidar olan siyasî partilerin hortumlamaları gibi onlarca yanlışlığı kabul ediyor. Çünkü insan bu düşük standartları kendi içinde kabullenmiş gözüküyor.

Bugün, gerek tv ekranlarında gerekse radyo programlarında insanların aptal yerine konulduğu, kendisine olan özsaygısını kaybettirecek, haysiyet duygusunu yok edecek, hakaretlere maruz bırakılarak yapılan yarışma ve şov programları insanlık standartlarından haber vermektedir.

Tv ekranında, katıldıkları şov programında, salk yerine konan anne ve babaları, hakaret edilmesine rağmen gülen, kahkahalar atan ağabey ve ablaları seyreden bir çocuğun, büyüdüğü zaman insanlık kalitesi adına ne kendi dünyasına, ne de çevresine katacağı bir şey olmayacaktır. Hakikî insan beklentisi de ümitsizliğe düşecektir. Çünkü büyük dediği ve örnek aldığı kocaman insanların bu basit halleri onun kendisiyle ilgili değerlerini, kendi özsaygısını ve insanlık standardını düşürecektir.

Tv dizilerindeki kahraman erkek tiplemeleri, vahşet ve zalimliğin, tahribatçılığın failleri olarak sunulmaktadır. Kadın tiplemeleri ise, ucuz bir meta haline getirilmiş, sûretiyle insan olmaya çalışan zavallı pozisyonuna düşürülmüş modellemelerden oluşmaktadır. Bu şekilde çocukların ve gençlerin dünyasına sinsice ve kurnazca sızılmakta, onların maneviyatlarına adeta bombalar konmaktadır.

Toplumun bu hale gelmesine izin verenler elbette bu gidişata seyirci kalanlardır.

Küresel ısınma, caretta caretta, pasifikteki balinalar, sokak köpekleri, dizilerin sonları, dizi kahramanlarının halleri, yarışmacıların kazancı vs. gibi, kendisini doğrudan ilgilendirmeyen hadiselere ilgi gösterip, yanı başındaki çocuğunu, yalnızlığa terk etmiş vaziyette davranan anne ve babalar, bu duruma daha ne kadar seyirci kalacak, ne kadar tepkisiz olacaklardır. Hatta ne zaman bu gidişi fark edip, yürekleri sızlayacaktır?

Devletin kanunlar çıkarması, tv ekranlarına gelen uyarı işaretleri bu konuda çözüm değildir. Bu medya çöplüğünü ortadan kaldırmak veya bu sinsice tahribat yayınlarını yapanlara hadlerini bildirmek, herkesin sorumluluğundadır. Yani, bu ahlâksızlığı üretenlerin ürünlerini talep etmeyecek şekilde disipline olmak gerekir. Çünkü bu biraz da arz talep meselesidir.

Ben izin vermeseydim, ahlâksızlık bu kadar yaygınlaşmazdı

“Siz doğru yolda oldukça, sapıtmış olanlar size zarar vermez” hakikati gereğince, zarar dokunuyorsa, ki bu âhir zamanda pek kimse mahfuz kalamıyor. O zaman doğru yolda olup olmadığımızı sorgulamak gerekiyor. Genelde insan nefsinin bir özelliği, bir hata işlediği zaman başkasını suçlu görmek ve göstermektir. Yapılan davranışlardan başkalarını sorumlu tutmak, sorumluluk duygusunu bitirip, bahane bulma ve kurban psikolojini doğurmaktadır. Yani hata işleyen kişi, sorumluluklarını kendine ait görmeyip, kendi dışındaki çevreye, aileye, devlete, ona buna ait mantığı geliştirmektedir. Kişinin kendisi bu mantığı geliştirirken, bu süreci izleyen diğer insanlarda, bu davranış kabul görüp, ‘Ne yapsın ailesinin suçu, annesinin yanlışı, devletin hatası’ diyerek, yanlışlar mazur gösterilmeye çalışılıyor.

Bunu herkes yapıyor aldatmacası

Kötülüklerin kabul edilebilir, hatta iyi olarak algılanabildiği bir zamanı yaşıyoruz.

İnsanlar davranışlarının kriterlerini Kur’ân, sünnet, değer, fazilet, kültür gibi ölçüler yerine, bu işi kaç tane insanın yaptığına göre belirliyor. Eğer bir davranış, çok kişi tarafından yapılıyorsa, kabul edilebilir bir hâle geliyor. Eğer sayı çok kabarık ise, bu davranışın çok iyi olduğu anlamına bile gelebiliyor.

Bugün insanlar kötü yaptıkları şeyleri, iyi şeyler yapıyormuş gibi göstermektedir. Çoğu zaman bunun adını, ikili ilişkilerde ‘Senin iyiliğin için, şunun faydası için’ söylemleri ile milletler bazında da güvenliği koruma, cumhuriyetin temel ilkelerini muhafaza, demokrasinin gelişmesi vs. gibi bir dizi kılıflarla kötü emeller gerçekleştiriliyor. Yapılan yanlış üzerindeki dikkati, bunu iyi bir sonuç almak için yaptıklarını iddia ederek, başka yöne çekmektedirler. Böylece bu kurnazca taktik, çok fark edilmez ve eleştirilmez.

İyi şeyler adına yapılan yıkımlar, verilen zararlar başka herhangi bir sebepten dolayı verilen zarardan daha fazladır. Şöyle ki, din adına yapılan siyaset, ülke adına yapılan kıyımlar, hak ve hürriyet ihlâlleri, fail-i meçhuller, ‘Ben onun iyiliği için konuşuyorum’ adına yapılan gıybetler, bütün bunlar hak sûretine girmiş zulümlerdir.

İşin başka bir tuhaflığı da, bu yanlış fark edildiğinde, bunu yapan kişiler yerine, sebep olarak öne sürülen iyi ve güzel şeyleri, bu hatanın gerçek sebepleri zannetmeleridir. Meselâ, din, savaşların ve başka kötülüklerin sebebi olarak gösterilir. Bunun üzerine toplum, savaşlara sebep olan kişiler yerine, dini savaşı sebebi görürler ve dine düşman olurlar. Yani kötü bir şeyin iyilik adına yapılması en aldatıcı ve zararlı hataların başında gelir. Ve genellikle sadece kötü ve zararlı olanın, iyi ve faydalı olarak kabul edilmesiyle kalmaz, aynı zamanda yanlış kullanılan iyinin reddedilmesiyle sonuçlanır.

Genelde sahip olunmayan şey, insanlara yanlışlarını söyleyebilme cesaretidir.

Birilerinin ortaya döktüğü pisliklerini hayat standardı, yaşama stili diyerek, iyi bir şeymiş gibi sunarken, sessiz kalmak, belâların celbine sebep olur.

Bununla ilgili Peygamber Efendimiz (asm) şöyle söyler:

“Nasıl olacak haliniz? O gün kadınların baş kaldırdığı, sere serpe açılıp saçılarak sokağa döküldüğü, kötülüklerin her tarafta yayıldığı ve hakkı ifadenin terk edildiği gün?”

Sahabe bu sözler karşısında dehşete düştü.

Sahabe, “Bunlar olacak mı ya Resûlallah?”

Ve Allah Resûlü (asm); “Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki daha şiddetlisi de olacak.”

“Bundan daha şiddetlisi nedir ya Resûlallah?”

“Bütün kötülükleri iyi ve bütün iyilikleri kötü gördüğünüz gün haliniz nice olacak bir bilseniz!”

“Bu da mı olacak ya Resûlallah?”

“Daha şiddetlisi bile olacak?”

“Bundan daha şiddetlisi nedir, ey Allah’ın Resûlü?”

“Münkerât karşısında susup ve bizzat onu teşvik ettiğiniz gün vay halinize.”

“Bu da mı olacak ya Resûlallah?”

“Evet.”

Bu esnada Allah Resûlü, Allah’a kasem ederek, O’ndan şu sözü nakletti: “Celâlime yemin olsun ki, bu duruma gelmiş bir cemiyetin içine, çağlayanlar gibi fitneleri salıvereceğim.”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
''Bunu Herkes Yapıyor'' Aldatmacası
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» VB 6 ile Basit Koxp Yapımı
» İnsan Yapımı UFO'lar ve Dünya Dışı Teknolojinin Ele Geçirilişi
» Kart satarken bug yapılıomu ????

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DEFİNECİLER AKADEMİSİ :: DİNİ KONULAR :: DİNİ KONULAR-
Buraya geçin: