DEFİNECİLER AKADEMİSİ
ÖNCELİKLE SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ...
SİTEMİZDEN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUNUZ..
AKSİ TAKTİRDE SİTEMİZİN İÇERİĞİ TAM OLARAK GÖRÜNMEYECEKTİR...
DOLAYISI İLE SİTEMİZDEKİ İŞLENMEKTE OLAN KONULARI ve KONULARA YAPILMIŞ OLAN YORUMLARI GÖREMEZSİNİZ.
PAYLAŞIMLARA KATILAMAZSINIZ PAYLAŞIM YAPAMAZSINIZ ..
SİZ GELİN EN İYİSİ ÜYE OLUN...
SIKINTI ZORLUK YAŞAMAYIN..
LÜTFEN GEÇERLİ MSN ADRESİ VERİN..
ÜYE OLDUKTAN SONRA TÜM REKLAMLAR ENGELLER GİZLENECEKTİR..
SANAL ALEMİN NİMETLERİNDEN FAYDALANARAK GİZLENEREK KÜFÜR KAFİR ETMEKLE İNSANLARI KIRMAKLA İNCİTMEKLE AŞAĞILAMAKLA BİR YERE VARILMAZ O SİZİN YETİŞTİRİLME ŞEKLİNİZİN AHLAK YAPINIZIN BASİTLİĞİNİZİN İNSAN OLAMAMANIZIN VERDİĞİ BİR ÖLÇÜYÜ GÖSTERİR..
LÜTFEN ÜYE OLUNUZ...

SAYGILAR : SİTE YÖNETİMİ

DEFİNECİLER AKADEMİSİ

DEFİNE DEFİNECİLİK VE KOLEKSİYONERLİK TREASURE, ANT ANCİENT COİNS
 
AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  DEFİNE İŞARETLERİ VE ANLAMLARIDEFİNE İŞARETLERİ VE ANLAMLARI  
DEĞERLİ ÜYE ARKADAŞLARIMIZ YENİ YÖNETİMLE DEĞERLİ ÜYE ARKADAŞLARIMIZLA HER KONUDA BİLGİ ALIŞ VERİŞİNDE BULUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ İYİ FORUMLAR
DEGERLİ ÜYELERİMİZ DİĞER KOLEKSİYONERLER SİTEMİZDEDE ÜYE KAYITLARI BAŞLAMIŞTIR HANGİ KATAGORİDE KOLEKSİYON YAPIYORSANIZ VE ELİNİZE GEÇEN SİKKE VE OBJELERİNİN ORTALAMA FİYATLARINI ÖĞRENMEK İSTİYORSANIZ BİZE AİT OLAN wwwdefinecilerkulubu.com ADRESİNE ÜYE OLARAK PAYLAŞIMLARINIZI YAPABİLİRSİNİZ..
En iyi yollayıcılar
catterpillar (457)
 
kepenekli çoban (370)
 
BURAKBEY (347)
 
hattap (345)
 
aslan54 (300)
 
MAMİ (266)
 
SİMBAT (154)
 
menderes1278 (153)
 
selim (111)
 
aslicix67 (109)
 
kontrol paneli
Profiliniz
Bilgiler
Seçenekler
İmza
Avatar
Sosyal
Arkadaş ve Tanınmamış
Üye listesi
Grup
Özel Mesaj
Gelen Kutusu
ÖM Gönder

Gözlenmiş Konular
Kimler hatta?
Toplam 6 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 6 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 197 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 12:23 pm tarihinde online oldu.
En son konular
» Kahpe saldırı bezele karakol baskını
Salı Şub. 01, 2011 1:31 am tarafından kepenekli çoban

» Ashab,ı Kehf,
Ptsi Ocak 31, 2011 3:50 am tarafından kepenekli çoban

» ÖNERİLERİNİZ VE İSTEKLERİNİZ
Perş. Ocak 20, 2011 1:28 am tarafından kepenekli çoban

» DEFİNECİLİK İŞİ PROFESYONELCE YAPILIR RUHSATLI VE BİLİNÇLİ
Paz Ocak 16, 2011 7:26 am tarafından sakin adam

» İKİNCİ EL CİHAZ ALIM SATIMI VE TAKASI
Paz Ara. 26, 2010 2:17 am tarafından kepenekli çoban

» ücretsiz vbullettin sitesi kurmak resimli anlatım,,
Cuma Ara. 10, 2010 4:18 am tarafından menderes1278

» ITALYA ROMA NARNI
Cuma Ara. 10, 2010 12:26 am tarafından kepenekli çoban

» İlginç bir saat‏
Ptsi Kas. 29, 2010 11:41 pm tarafından Misafir

» Büyük Sırrın Arkeolojik Keşfi: Nuh Tufanı.
Paz Kas. 28, 2010 5:15 am tarafından kepenekli çoban

» BULANLAR BULUYOR AMA TEK TEK AMA FARKLI ŞEKİLLERDE
Paz Kas. 28, 2010 4:20 am tarafından Misafir

» Rüyada Define Görmek.
Paz Kas. 28, 2010 3:52 am tarafından Misafir

» kıyamet günü
C.tesi Kas. 27, 2010 4:34 am tarafından Misafir

» AYAK İŞARETİ (çözülmüş)
Cuma Kas. 26, 2010 11:27 pm tarafından kepenekli çoban

» 7 DELİK Lİ TAŞ ve TAŞ YIĞMA
Cuma Kas. 26, 2010 7:04 pm tarafından Misafir

» Arkeolojik Terimler Sözlüğü.
Cuma Kas. 26, 2010 2:18 am tarafından menderes1278

» MEZAR ÖRNEKLERİ VE MEZARDAN ÇIKAN HEDİYELERİ
Perş. Kas. 25, 2010 11:52 pm tarafından Misafir

» bir ruhsatlı define kazısından hikayeler
Perş. Kas. 25, 2010 3:38 am tarafından Misafir

» 3 Yaşında Define Buldu..
Perş. Kas. 25, 2010 2:43 am tarafından Misafir

» Göz testine buyrun... !!!!
Perş. Kas. 25, 2010 2:16 am tarafından Misafir

» FAYDALI LİNKLER
Çarş. Kas. 24, 2010 8:43 am tarafından kepenekli çoban

» Define Arama İle İlgili Yasal Dayanaklar.. "Define arama ruhsatnamesi"
Çarş. Kas. 24, 2010 5:23 am tarafından menderes1278

» Bulunan Defineye Paha Biçilemiyor
Çarş. Kas. 24, 2010 5:07 am tarafından Misafir

» ALAN TARAMALAR ,,
Çarş. Kas. 24, 2010 5:02 am tarafından Misafir

» minelap 4500
Çarş. Kas. 24, 2010 4:00 am tarafından kepenekli çoban

» burada ne görüyorsunuz
Çarş. Kas. 24, 2010 2:43 am tarafından Misafir

» Cennet annelerin ayakları altındadır
Çarş. Kas. 24, 2010 1:15 am tarafından menderes1278

» MEYVA YETİŞTİRİCİLİĞİ
C.tesi Kas. 20, 2010 12:23 am tarafından Misafir

» Piramitlerin Sırrı.
Cuma Kas. 19, 2010 7:17 pm tarafından Misafir

» Denizli-sandıras dağı-define hayaliyle gölü boşalttılar
Perş. Kas. 18, 2010 2:40 am tarafından kepenekli çoban

» Tarihten en güzel laf koymalar
Çarş. Kas. 17, 2010 7:14 pm tarafından Misafir

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
google
hitsaati web trafik hizmetleri
döviz
HABERLER
KOD
hava durumu


Paylaş | 
 

 BİRAZDA GÜLELİM,,

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: BİRAZDA GÜLELİM,,   Çarş. Mart 31, 2010 8:58 pm

S,A,

CAKTIRMADAN NASIL DEFİNE ARANIR,,






Sayfa başına dön Aşağa gitmek
aslan54
S.Moderatör

S.Moderatör


Mesaj Sayısı : 300
Erkek Yaş : 62
İş/Hobiler : emekli/resim cekmek
Nerden : Sakarya -Hendek
Kayıt tarihi : 26/03/10
başarı sistemi : 5

MesajKonu: Geri: BİRAZDA GÜLELİM,,   Perş. Nis. 01, 2010 1:37 am

İki Deli Tayland'da
iki deli sex turiziminin meşhur olduğu tayland'a gider.Tayland'a bir kerhanenin yanına gelirler,durdukları yerde iki kapı, kapının birinde ücret on dolar ikinci kapıda yirmi dolar yazısını görürler.Birinci deli; ben biribci,kapıya gireceğim.on dolar ucuzmuş
der içeri girer.kadın delinin şeyini çıkarır üzerine portakal ananas koyar başlar yemeğe bizim deli o kadar zevk alır ki; Çok şahane bir şey keşke yirmi dolarlık yere girseydim.bunu duyan ikinci deli
Yapma ya o zaman ben yirmi dolarlık yere gireyim der içeri dalar
kadın delinin şeyini çıkarır üzerine ananas muz portakal,limon,ceviz koyar ve başlar yemeğe bir dakika sonra deli bağıra bağıra dışarı çıkar dışarda bekleyen deli;
Ne oldu lan?
Ne olsun lan kadın şeyimi öyle süsledi ki dayanamadım kendim
ısırdım
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
aslan54
S.Moderatör

S.Moderatör


Mesaj Sayısı : 300
Erkek Yaş : 62
İş/Hobiler : emekli/resim cekmek
Nerden : Sakarya -Hendek
Kayıt tarihi : 26/03/10
başarı sistemi : 5

MesajKonu: Geri: BİRAZDA GÜLELİM,,   Perş. Nis. 01, 2010 2:07 am

BİJON

Arabanın lastiği tam akıl hastanesinin önünde patlar.Adam
arabayı kenara zor yanaştırır.
Hemen dışarı çıkar.Kiriko,stepne,bijon anahtarı derken tekeri söker.
Tam söktüğü anda 4 adet bijon yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.
Mazgal açılır gibi değil, bijonlara ulaşmak mümkün deyil.
Adam bir sağına bir soluna çaresiz kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri akıl hastanesinin demir parmaklıklı
penceresinden izleyen bir akıl hastası seslenir;
Sen ne yapıyorsun orada öyle?
Sorma birader lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala
düşürdüm.
Düşündüğün şeye bak! diğer lastiklerden birer tane bijon,çıkar.
Hepsi 3 bijonlu olsun ziyanı yok seni lastikçiye kadar idare eder.
Adam hemen denileni yapar ve akıl hastanesindeki deliye
seslenir;
Senin ne işin var Allah aşkına tımarhanede?
Soru mu şimdi bu? Biz burada delilikten yatıyoruz kardeşim,
salaklıktan değil.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
aslan54
S.Moderatör

S.Moderatör


Mesaj Sayısı : 300
Erkek Yaş : 62
İş/Hobiler : emekli/resim cekmek
Nerden : Sakarya -Hendek
Kayıt tarihi : 26/03/10
başarı sistemi : 5

MesajKonu: Geri: BİRAZDA GÜLELİM,,   Perş. Nis. 01, 2010 2:27 am

Temel Afrikaya Safariye gider ve maalesef aslan avındayken
bir grup aslanın saldırısına uğraması sonucu kolları ve bacakları,
ve pipisi kopar Uzun operasyonlar sonucunda Temelin kopan bacakların yerine panter bacakları kopan kollarının yerine maymun kolları kopan pipisinin yerinede fil hortumu takılır Temel memlekete döndüğünde halini gören arkadaşı Dursun sorar
Ula Temel nedur ha bu hal?
Temel;
Sorma Dursun,ama Allaha şükür panter gibi koşayrum,
maymun gibi tırmanayrum,ha bi tek pipiden şikayetum vardur.
Dursun;
Hacan niyedur;
Temel;
Ula nerde bir tutam ot görse tutup gotume sokayi..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MAMİ
Vip Özel Üye

Vip Özel Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 266
Erkek Yaş : 46
İş/Hobiler : av,balık,hız,motor,define
Nerden : MANİSA
Kayıt tarihi : 26/03/10
başarı sistemi : 3
uyarı yok

MesajKonu: Geri: BİRAZDA GÜLELİM,,   Perş. Nis. 01, 2010 4:35 am

YALAN MAKİNESİ

Temel'in oğlu sınava girecekmiş. Temel oğluna : -Başarılı ol, demiş. Temel çarşıdan bir yalan makinesi satın almış ve oğlu gelince sormuş : -Kaç aldın oğlum? -Baba beş aldım, deyince makine ötmüş. Temel yine sormuş : -Baba dört aldım, deyince makine yine ötmüş. -Bak oğlum doğru söyle ben senin kadarken imtihanlardan beş alırdım, deyince makineden bir ses çıkmış ve makine "bum" diye patlamış.




YAMYAMLARIN SINAVI

Birgün bir gemide bulunan Alman Fransız ve Temel geminin batması sonucu bir adaya çıkarlar. Adada bulunan yamyamlar bunları esir alırlar : -Birinizi yiyeceğiz, derler. Sınavı kaybedeni yiyeceklerdir. Herbirine birer maymun verirler en az çocuk yapanı yiyeceklerdir. Aradan bir süre geçer sonuçlar belli olmuştur. Alman 2 Fransız 3 ve Temel'in 1 çocuğu olmuştur. Yamyamlar şaşırmışlardı. Nasıl olurda bir Türk 1 çocukta kalırdı? Bunu duyan Temel hiddetle : -Siz bunun bana dişisini verseydiniz 10 çocuk yapardım ya neyse, demiş.




YANLIŞ NUMARA

Temel saat 02.30 da arkadaşı Dursun'u arıyor. Telefon kalkıyor. -Buyrun. Temel Dursun'un sesini tanıyor : -Alo Dursun orası 11,11 mi? -Hayır, Temel burası 1,1,1,1. -Kusura baakma Dursun yanlış numara.




YANLIŞ ANAHTAR

Temel'e bir gün seferberlik kağıdı gelir kağıtta hemen işini gücünü bırakıp gelmesi yazılıdır. Temel en yakın arkadaşı Dursun'u yanına çağırır ve : -Beni askere göreve çağırdılar karım Fadime sana emanettir. Sana şu anahtarı da bırakıyorum Fadimenin bekaret kemerinin anahtarıdır. Ben yolda kaybedebilirim sende dursun ona iyi bak dönünce alırım, der ve atına atlayarak yola çıkar. Aradan beş dakika geçmeden arkasından bir toz bulutunun yükseldiğini görür ve durur. Gelen Dursun dan başkası değildir. Dursun nefes nefese : -Ula Temel bu anahtar kemeri açmıyor. Yanlış anahtarı verdin galiba.




YA SAATİM DURMUŞ

Dursun tıp fakültesini bitirmiş. Bir hastanede ihtisasa başlamış. İlk sabah vizitesinde hocası : -Şu hastanın nabzını bir say bakalım, demiş. Dursun hastanın nabzını almış, bir türlü bırakmıyor. -Ne oldu Dursun? Dursun gözlerini kırpıştırmış : -Ya bu hasta ölü, ya da benim saatim durmuş.




YATIN YERE

Dört kişilik avcı gurubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliğinde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar. Temel : -Yatın yere, tavşan deliği ! Bütün avcılar yere yatarlar. Gercekten bir müddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir süre sonra büyükçe bir delik çıkar karşılarına. Temel : -Yatın yere, tilki deliği! Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar. Temel : -Yatın yere, ayı ini! Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. İyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakar. Temel: -Uşaklar ne cıkacağını bilmiyorum. Ama yatın yere, ne çıkarsa bahtımıza! Ertesi gün gazetelerde manşet : -Dört avcı tren altında can verdi.




YİNE SENİ ARIYORLAR

Seçimler öncesiydi.Fatih ilçesinde encümene aday olan birkaç Oflu partili Fatih'te Trabzonlu siyasetçilerin toplandığı Yaşar Abdik'in kahvesinde bir araya gelirler.Sohbet sırasında hepsi de birbirlerine hava atmak için kendi başkanlarına olan yakınlıklarını anlatıyordu. Bir tanesi: -Valla benim başkanla aram çok iyidir.Hemen hemen her öğle yemeğini birlikte yiyoruz, deyince : -Ovvv!O da bir şey mi?Benim başkanla aram daha iyidir.Her gün onun odasına gider, yurt sorunlarını görüşürüm.Oda kapıdaki görevliye "önemli konuğum var,beni lütfen kimse rahatsız etmesin" diye tembih eder, deyince üçüncüsü de dayanamaz: -Ula,uşaklar.O dedikleriniz de bir şey mi?Benim başkana yakınlığım hepinizden çoktur.Çünkü ben her gün makam odasına gider,onla yurt sorunlarını görüşürüz.O sırada telefon çalar.Başkan açar.Sonra bana dönerek;"aaa,yine seni arıyorlar" diye telefonu bana uzatır,der.




YURT DIŞINA KAÇMIŞ

Temel yolda yürürken bir senet bulmus.Bakmiş senedin son günü.Ne yapacağım diye kara kara düşünmeye başlamış.Sonra gitmiş borç toplayıp senedi yatırmış, rahat bir nefes almış.Aynı şekilde bir gün yürürken yine yerde bir senet görmus, almış bakmış.Yine senedin son günü.Ama bu ödenecek gibi değil, çok fazla miktarda.Temel hemen sahte pasaport çıkartıp yurt dışına kaçmış.




YÜZME BİLMİYORMUŞ

Akıl hastanesinin müdürü hastanedeki akıl hastalarının sayılarını azaltmak için onları bir teste tabi tutmaya karar vermiş. Testin konusu ise içi boş bir havuza tramplenden atlamakmış. Testi kim geçerse akıllandığına karar verilip hastaneden taburcu edilecekmiş. Derken test günü gelmiş çatmış. Hastane müdürü akıl hastalarını toplayıp onlara neler yapması gerektiğini anlatmış ve atlamalarını istemiş. Bunun üzerine akıl hastaları sıra ile tramplene çıkarak boş havuza atlamaya başlamışlar. Havuz boş atlayanlar yere yapışıyor. Bu durum bütün hastalar sona erene kadar devam etmiş. En son hiç sesi çıkmayan bizim Temele sıra gelmiş. Temel tramplene çıkar atlamaz. Zorla çıkarılır yine atlamaz aşağı iner. Bu durumu gören hastane müdürü Temelin akıllandığına karar verir ve onu taburcu eder. Tam Temel kapıdan çıkıp giderken müdür merak içerisinde Temel' e sorar : -Yahu Temel aferin sana merak ettim acaba sen neden o havuza atlamadın? -Sayın müdürüm pen yüzme pilmeyrum onun içun atlamadum. !!!!!




YÜZ TANE MARTI SAYMIŞTIM

Bir gün temel boğaz köprüsünden boğazı seyrediyormuş.Adamın biri yaklaşmış hemşerim ne edeysun? Temel : -Martıları sayıyorum, demiş.Adam : -Bu köprü benim ne kadar martı saydın ise o kadar para vereceksin, demiş.Temel : -99 tane saydum, demiş.Ve adama 99 martı parası vermiş.Adam parayı alıp arkasına bakmadan gimiş.Temelde adamın arkasından : -Nasılda kandırdım adamı 100 tane martı saymıştım!!!



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MAMİ
Vip Özel Üye

Vip Özel Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 266
Erkek Yaş : 46
İş/Hobiler : av,balık,hız,motor,define
Nerden : MANİSA
Kayıt tarihi : 26/03/10
başarı sistemi : 3
uyarı yok

MesajKonu: Geri: BİRAZDA GÜLELİM,,   Perş. Nis. 01, 2010 4:36 am

ARABASINI SATMIŞ

Temel'e rüyasında Allah yürü ya kulum demiş. Temel'de arabasını satmış.




ARİTMETİK

Aritmetik öğretmeni Temel öğrencilerinden şikayet ediyormuş : -Derste peş kere peş kaç ediy, diye sorayrum, kırk cevapı alayrum.Halbuki peş kere peş yirmi peş, pilemedun otuz




ARKADAŞIN OLDUĞUM İÇİN Mİ?

Adamın biri karadenizli arkadaşına "eşek" demiş. Karadenizli sormuş : -Eşek olduğum için mi arkadaşınım; yoksa arkadaşın olduğum için mi eşeğim?




ASANSÖR

Temel kapıcı, çalıştığı on katlı binanın asansörü bozulunca bir kağıt asıyor, üstünde şu yazılar var : "Asansör pozuk, en yakın asansör yüz metre ileride, yandaki pinadadur"




ASLAN

Temel hayvanat bahçesinde gezerken açık bulduğu bir kafesten içeri dalmış. -Hoop, dur ne yapıyorsun, orası aslan kafesi, diye bağırışmışlar.Temel geri dönmüş, -Sankim aslanınızı yedük, demiş.




ASMAK

Dursun evinden çıktığında birde bakar ki komşusu Temel kendini belinden ağaca asmış halde duruyor.Hemen gidip ipi ağaçtan çözer.Komşusunu ağaçtan indirdikten sonra merakla sorar : -Ha sen ne yapayudun öyle? -Hiç kendimi asaydum... -Ha uşağum, penum pildiğum insan poynundan asılayi. Temel üzgün ve çaresiz bir halde komşusu Dursun'a baktıktan sonra cevap verir : -Ben de öyle yapmişudum.Ama ipu poynima pağladığum zaman bi türlü nefes alamayrum.




AŞAĞISI BİR İŞ DÜŞÜNÜYOR

Karadanizliye sormuşlar : -Neden baştaki saç ağarıyor da, aşağıdaki ağarmıyor? -Aşağısı bir iş düşünüyor, yukarısı bin iş düşünüyorda ondan, demiş Karadenizli.




ATALARIMIZ TELSİZ TELEFON KULLANMIŞLAR!!!

Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir.Amerikalılar anlatmaya başlar : -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk.Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır. Sıra Türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya: -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık.Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.




ATATÜRK 39 YAŞINA BASTI

Karadenizliye öğretmeni sormuş : -Söyle bakalım, 1881'de ne oldu? -****** doğdu öğretmenim. -Peki, 1920'de ne oldu? -****** 39 yaşına bastı öğretmenim!




AT YARIŞI

At yarışına merak saran Temel bir gün hipordroma gider. Yalnız önünde delicesine bir o yana bir bu yana koşan atlara akıl erdiremez ve dayanamayarak yanındakine sorar. -Hah hemşerim bu atlar ne deli gibi koşup duruyor. Adam da : -1. olana ikramiye var da ondan, der. Temel de cevap vererek : -Hah 1. olana para varda ötekiler niye koşup duruyor.




ATTA GİDECEĞİZ

Azrail Temel'in canını almak için gelmişti. Temel hemen bir çare buldu. İsaret parmağını ağzına sokup, ağuk guğuk sesleri de çıkararak bebek taklıdı yaptı. Azrail durumu anlamış ve Temel'in oyununu bozmamış, gitmiş. Ertesi ve daha ertesi günü Temel yine aynı numarayı yapmış ve kurtulmuş. Hatta daha ileri giderek kendisine birde emzik bile almış. Azrail yine gelmiş, Temel hemen yerde emeklemeye baslamış. Azrail Temel'e : -Temel gel attaaaa gideceğiz.




AYAĞIMI DENİZE SOKUP

Temel her gün köyden evine gidince paçaları ıslak gidiyormuş. Bir gün köylünün biri sormuş : -Ya Temel neden senin paçaların hep ıslak? Temel akıllı ya : -Deniz kenarına gittiğim zaman bir sigara içiyorum sonra bu sigarayı denize atıyorum. Ondan sonra söndüğünden emin olmak için ayağımı denize sokup tekrar söndürüyorum.




AYAKKABI

Temel işe girmek için sözlü sınava giriyor.Çok heyecanlı, bir önceki adaya soruyor : -Ne sorayiler? -Ayakkabı. Temel'in sırası geliyor, bilsin diye kolay soruyorlar : -Dört ayaklıdır, miyav miyav der. Temel soruyor : -Bağcıkli midur?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MAMİ
Vip Özel Üye

Vip Özel Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 266
Erkek Yaş : 46
İş/Hobiler : av,balık,hız,motor,define
Nerden : MANİSA
Kayıt tarihi : 26/03/10
başarı sistemi : 3
uyarı yok

MesajKonu: Geri: BİRAZDA GÜLELİM,,   Perş. Nis. 01, 2010 4:38 am

Kariyerinin zirvesine doğru yaklaşan bir kadının bir süreliğine iş seyahati için İngiltere' ye gitmesi gerekmektedir.

Kadının kocası eşini havaalanına götürür...

Kadın:

- "Teşekkür ederim kocacığım,
senin için İngiltereden ne getirmemi istersin ?" diye sorar.

Adam: gülerek yanıtlar.

- "Bir İngiliz kızı istiyorum hayatım..." der.


Kadın sakin ve sessiz bir şekilde kocasından ayrılır ve yola çıkar.



İki hafta sonra iş gezisi bitmiştir ve adam karısını tekrar havaalanından almaya gider ve sorar:

- "Hayatım gezin nasıldı ?"

Kadın:

- "Teşekkür ederim hayatım çok güzeldi." der.

Adam:

- "Peki hediyem nerde?" der.

Kadın:

- "Ne hediyesi?" der.


Adam:

- "Hani bir İngiliz kızı istemiştim ya..." der.


Kadın:

- "Haa hatırladim,
evet elimden geleni yaptım kocacığım,

Şimdi kız veya erkek olup olmayacağını öğrenmemiz için biraz beklemeliyiz...

Yassı Tavuk
Karadeniz'i gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş. Hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş ve gidip sahibine en azından parasını vermek istemiş. Almış tavuğu ve hemen oradaki köye gitmiş. Elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve :
- Afedersiniz; ben hemen köy dışında bu tavuğu ezdim. Sahibini arıyorum, en azından parasını vereyim diye. Acaba bu tavuğun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber tavuğa bakan Lazlar :
- Hemşerim sen yanlış geldin. Bizim köyde böyle yassı tavuk bulunmaz.


... ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Temel Amerikaya yerleşmiş. Bir müddet orada yaşadıktan sonra Amerikan vatandaşlığına kabul edilmiş. Her Amerikan vatandaşının bir mahkemede jüri üyeliği yapma hakkı olduğundan Temele de Amerikanın en azılı mafya babalarından birinin duruşmasında jüri başkanlığı denk gelmiş.Adı geçen mafya babası Amerikanın eroin ve silah kaçakçılığını elinde bulunduran biriymiş ve yakalandıında aleyhine çok fazla delil olduğu için otoriteler tarafından asılmasına kesin gözüyle bakılıyormuş.Mafya babasının adamları Temelin jüri başkanı olduğunu öğrendiklerinde hemen Temelin evine gitmişler."Babamızın cezasını müebbete indirirsen dile bizden ne dilersen, yok eğer indiremezsen kellen gider." diye tehdit savurmuşlar. Temelin seçme şansı yok mecburen kabul etmiş. Duruşma günleri gelmiş çatmış, Herşey mafya babasının aleyhine.Gazeteler "ASILACAK" diye yazıyor. Ve nihayet Hakim : "Jüri odasına çekilsin ve kararını versin" demiş. Jüri odaya girdiği gibi bir patırtı-gürültü başlamış.5 saat sonunda jüri üyeleri odadan kan revan içinde çıkmışlar. Jüri başkanı Temel kararı açıklamış : MÜEBBET . Ortalık übirden karışmış. Mafyanın adamlarında bir sevinç, çıkışta Temelin etrafını sarmışlar ona bişey olmasın diye.Mafya Babasının sağ kolu ; " dile bizden ne dilersen " demiş Temel'e. Temel ; " hiçbişey istemem demiş, sizin yüzünüzden başım belaya girdi.Öldürüyolardı beni.İstediğinizi aldınız beni rahat bırakın. " diye cevap vermiş. Mafya Babasının sağ kolu " ne oldu ki içerde? " diye sormuş. Temel cevap vermiş ; " Ulan adama BERAAT verdiler MÜEBBET' e çevirene kadar anam ağladı be.


Temel ile Dursun Rize de iki katlı bina yaparlar. Birinci katı tamamladıktan sonra evleri olmadığı için orada kalmaya karar verirler.
Yaz mevsimi olduğundan yattıkları yere sivri sinekler dolar. Bunlar da sineklerin kendilerini sokmaması için yorganı başlarına kapatırlar.



Günlerden bir gün yine yatma zamanı gelince odaya ateş böcekleri girer. Bunlar herzamanki gibi başları yorganın içine gömülü şekilde yatarlarken Temel bir ara başını dışarı çıkarıp ateş böceklerini görünce tekrar aceleyle yorganın içine gömülür. Dursun\'u dürter ve ona : -Ula, ula Dursun! Sivrisinekler ellerinde fenerle bizi ariler, der.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MAMİ
Vip Özel Üye

Vip Özel Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 266
Erkek Yaş : 46
İş/Hobiler : av,balık,hız,motor,define
Nerden : MANİSA
Kayıt tarihi : 26/03/10
başarı sistemi : 3
uyarı yok

MesajKonu: Geri: BİRAZDA GÜLELİM,,   Perş. Nis. 01, 2010 4:41 am

Bilim adamları, birgün bir mağarada yaşı 1.582.903 olan bir insan fosili bulur, bu fosili istihbarat teşkilatlarını sınamak ve onlara deneyim kazandirmak amaciyla kullanma karari alirlar.

once japon istihbaratı mağaraya girer ve 15 dk sonra dışarı çıkıp derler ki;

- bu fosilin yaşı 1.400.000 ila 1.600.000 arasinda...

daha sonra cia girer ve 12 saat sonra baya bi havalı şekilde çıkarlar.

-bu fosilin yaşı 1.500.000 ila1.600.000 arasında derler...

hemen ardından kgb girer ve sırf amerikalılara inat içerde 2 gun kalırlar.49. saatte çıkar derler ki;

-bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.550.000 ila 1.600.000 arasında...

en son olarak bizim mit girer.aradan bir hafta gecer mağaradan ses yok, 1 ay olur ses yok, 1.5 ay olur ses yok.mağaranın dışında bekleyen gazeteciler daha fazla bekleyemeyip içeri girerken bizimkilerden biri çıkar dışarıya.yaka paça dağılmış, gömleğin yarısı dışarıda... sigarasi için bir ateş ister, sigarasini yakar, o sırada gazeteciler heyecanla sorar;

-içeride çalışmalar nasıl efendim? fosilin yaşını bulabildiniz mi?

bizimki sigaradan bir fırt çeker ve;

-fosilin yaşı tam olarak 1.582.903 der.

bunu duyan gazeteciler şaşkınlıkla sorarlar

-nasıl basardınız bunu, fosilin yaşını tam olarak nasil tahmin ettiniz?

bizimki sigaradan derin bir nefes çeker ve;

-zor oldu ama "konuşturduk p..."


UYANIK
Ateşli bir köy çocuğu şehrin en büyük marketinde işe başvurur.
Dünyanın bu
en büyük alışveriş merkezinde herşey ama herşey satılmaktadır.
Patron sorar:
* Daha önce hiç satıcılık yaptın mı?
* Evet köyümde bu işi yaptım.
* Patronun gözü cocugu tutar:
* İyi, yarın başlıyorsun. Ertesi gün akşam olur ve patron çocuğu
karşısına
alır;
* Evet, bugün kaç satış yaptın??
* Bir!
* Ne bir mi? Ötekiler 20-30 satış yaptılar, Nasıl bir? Kaç dolar tuttu
peki?
* 320.334 USD doları.
* Patron şaşırır ve sorar:
* Nasıl becerdin bunu?
* Adama küçük boy bir olta, sonra orta boy ve sonra da büyük boy bir
olta sattım.
* Adama nerede balık tutucağını sordum. Kıyıda diyince bir tekneye
gereksinimi olduğunu söyledim. Tekne bölümüne indik ve çift motorlu,
yelkenli, lüks bir yat sattım. Vosvosuyla bunu çekemeyeceğini
söyleyince
son model 4x4 bir jeep sattım. Patron kendinden geçer:
* Ne diyorsun, tüm bunları bir küçük olta almaya gelen adama mı
sattın?
* Genç çocuk yanıt verir:
* Yoo aslında karısı için bir tane orkid istemişti... Ben de ona şöyle
dedim:
"Haftasonun mahvolmuş, sen en iyisi balığa git..."



ANNELER VE KIZLARI
Bir kadinin uc tane kiz cocugu vardir. Tesadufen
ucune de ayni
zamanda talip cikar. Tek bir dugunle ucu de
evlenir ve
yuvadan ucuuup giderler. (Pirrrr diyerekten)
Kizlarin hepsi de farkli
sehirlere gitmislerdir... Anneleri, el bebek gul
bebek buyuttugu
kizlarinin
evlilik yasamlarini; ancak ozellikle ask
hayatlarini merak
etmektedir.
Ancak kizlari yatak olaylarini acik acik
anlatmaktan cekindikleri
icin bir
yontem gelistirirler:
Kizlar annelerine, o gunku Hurriyet gazetesinde
cikan gazete
ilanlarina
atifta bulunarak, ask hayatlari hakkinda, e-mail
yoluyla bilgi
vereceklerdir.
Evliligin birinci haftasinda buyuk kizdan mesaj
gelir. Mesajda
"RUFFLES"
yazmaktadir.
Kadin merakla Hurriyet gazetesini alir ve ilana
bakar:
"RUFFLES.
HEM EGLENCELI, HEM DE DOYURUCU"
Kadin cok mutlu olur ve yeniden mesaj beklemeye
baslar.
Bir sure sonra ortanca kizindan bir e-mail
mesaji
gelir:
Mesajda "MAXWELL COFFEE" yazmaktadir. Hemen
gazeteyi eline
alir ve ilani bulur:
"MAXWELL... HER DAMLADA BUYUK ZEVK"
Kadin yine cok mutlu olur ve bu kez kucuk
kizindan mesaj beklemeye
baslar.
Uzun sure mesaj gelmez; kadin tedirgin olur, ama
beklemeye devam
eder.
Bekleyen dervis misali, en sonunda kucuk
kizindan da bekledigi mesaj
gelir:
"BRITISH AIRWAYS"
Kadin merak ve heyecanla Hurriyet gazetesini
eline alir ve ilani
okuduktan
sonra dusup bayilir:
"BRITISH AIRWAYS. SUPERSONIC UCAKLARLA....
HAFTADA 7 GUN....
GUNDE 3 SEFER..... USTELIK HER TARAFA....."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MAMİ
Vip Özel Üye

Vip Özel Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 266
Erkek Yaş : 46
İş/Hobiler : av,balık,hız,motor,define
Nerden : MANİSA
Kayıt tarihi : 26/03/10
başarı sistemi : 3
uyarı yok

MesajKonu: Geri: BİRAZDA GÜLELİM,,   Perş. Nis. 01, 2010 4:42 am

BAŞ AĞRISI
Joe, yatak kariyeri başarılarla dolu bir insandır. Ancak yaşlandıkça bu
meziyeti inanılmaz bir baş ağrısı yüzünden durmuştur. Sağlığı ve aşk
hayatı
çekilmez, bir hal aldığında tıbbı bir yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder.
Kapı kapı, doktor doktor gezdikten sonra problemini çözebilecek bir uzman
hekim bulur kendine;
" - Size bir iyi bir de kötü bir haberim var." der doktor.
" - Doktor önce iyi haberi duymak istiyorum."
" - Sizi baş ağrınızdan kurtarabilirim."
" - Peki kötü haber nedir doktor bey?"
" - Çok nadir görülen bir durum..söylemesi zor ama hadım edilmeniz
gerekiyor. Cinsel organınız, omurganızın alt kısmına baskı yapıyor ve bu
baskı sizde dayanılmaz, bir baş ağrısı yaratıyor. Bu baskıdan kurtulmanın
tek yolu erkeklik organınızı almak."
Joe bu haber karşısında şok olur ve morali çok bozulur. Kendi kendine
sorar;
" - Ne yapsam acaba. Erkeklik organım alınırsa ben nasıl yaşarım. Kimin
için
yaşarım. El içine nasıl çıkarım!"
Cevap vermek için fazla düşünmez ve başka bir şansı olmadığı için bıçak
altına yatmaya karar verir. Hastaneden taburcu olduğunda;
" - Oh be! Dünya varmış. Kurtuldum şu lanet ağrıdan" diye derin bir nefes
alır, ancak üstünde önemli bir parçasının eksik olduğunu hisseder. Caddede
yürürken farklı bir kişi olduğunu sezinler. Yeni bir başlangıç yapmaya ve
yeni bir hayata başlamaya karar verir.
Bir erkek giyim mağazasının önünden geçerken vitrinde duran bir takım
elbiseye takılır gözleri. " - İşte tam aradığım takım elbise!" der ve
dükkana girer.
Tezgahtara; " - Yeni bir takım elbise istiyorum" der.
Tezgahtar Joe'yu söyle tepeden tırnağa bir süzer ve;
" - Bir bakalım. 44 beden!" der.
Joe gülerek;
" - Kesinlikle doğru, nerden anladınız?"
" - Bu benim işim."
Joe takım elbiseyi dener. Üstüne cuk diye oturur. Joe aynada kendisine
hayran hayran bakarken tezgahtar sorar;
" - Yeni bir gömlekde ister misiniz?"
Joe bir kaç saniye düşündükten sonra;
" - Elbette" der.
Tezgahtar Joe'ya şöyle bir bakar;
" - Kol numarası 34 ve 16 numara yarım yaka."
Joe şaşırır;
" - Kesinlikle doğru nerden anladınız?"
" - Bu benim işim!"
Joe gömleği giydi. Evet gömlek süper olmuştur. Yakasını aynada düzeltirken
tezgahtar sorar;
" - Yeni ayakkabıya ne dersiniz?"
" - Evet lütfen. Bir de ayakkabılarınıza bakayım"
Tezgahtar Joe'nun ayaklarına bakarak;
" - Evet...9-1/2... E."
Joe iyiden iyiye afallar;
" - İnanamıyorum bir bakışta kaç numara ayakkabı giydiğimi nasıl
anladınız?
Vallahi bravo!"
Tezgahtar; " - Efendim. Bu benim işim."
Joe ayakkabıları da giyer. Gerçekten de ayakkabılar cillop gibi oturur
ayaklarına. Şöyle dükkan içerisinde bir tur atarken tezgahtar sorar;
" - Beyefendi vallahi jilet gibi oldunuz! Size bir tane de şapka veriyim
ben!"
Joe aynaya bakarak;
" - Heyt ulan be façayı o biçim düzdüm." diye içinden geçirir ve
" - Evet bir de şapka bakayım kendime!" der tezgahtara. Tezgahtar Joe'nun
kafasına bakarak; " - Eveeeeet...7-5/8."
Joe dumur üstüne dumur yaşamış bir şekilde tezgahtara;
" - Evet..doğru..nerden bildiniz?" diye sorar.
Tezgahtar iyiden iyiye havaya girmiş bir şekilde;
" - Bu benim işim efendim" der.
Şapka da süper oturmuştur kafasına.
" - Vayyy beee, ulan ben neymişim beee. Ulan ben var ya ben..." diye
düşünürken tezgahtar yine sorar;
" - Size bir tane de don verelim efendim"
" - Joe bir kaç saniye düşünür ve;
" - Tamam! Hemen bana en fiyakalı donlarınızdan getirin!" der.
Tezgahtar geri adim atarak "Eveeeeet..36 beden!"
Joe gülerek; " - İlk defa yanıldınız. Ben 18 yaşımdan beri 34 beden
giyiyorum!" der.
Tezgahtar kafasını sallayarak;
" - Hayır..size 34 olmaz. Erkeklik organınızı sıkıştırır ve omurganıza
basınç yapar bu da dayanılması güç bir baş ağrısı çekmenize sebep
olur!..."
8 NUMARALI KUTU
Birgün doktorun biri kendine muayenehane açmış ve gazetelere ilan vermiş "Muayene ücreti 100$, iyileştiremediğimiz hastalıklarınızda muayene ücretinin 5 katını iade ediyoruz"
Gel zaman Git zaman adamın şöhreti almış yürümüş...
Bir gün uyanığın biri bu yoldan para kazanma düşüncesi ile doktorun yolunu tutmuş.Muayene ücretini ödemiş ve doktorun yanına girmiş.Doktor hastayı şöyle bir süzdükten sonra, ne rahatsızlığınız var beyfendi diye sormuş. Adam; "- Doktor bey sormayın benim ağzımın tadı kaçtı ne yersem yiyim tadını alamıyorum" demiş. Doktor, hayhay demiş, hemşireye dönüp; Hemşire hanım bana 8 numaralı kutuyu verir misiniz" demiş. Hemşire getirmiş kutuyu, doktor kutunun içindeki şeyden 1 kaşık adama yedirmiş. Adam; "- Doktor bey ne yapıyorsunuz? bu bok!" demiş. Doktor gördünüz mü hastalığınızı hemen tedavi ettik demiş..
Aradan aylar geçmiş.Adam parasını geri almanın planlarını yapmış ve tekrar doktora gitmiş,Muayene ücretini ödemiş ve doktorun karşısına çıkmış. Doktor yine neyiniz var demiş, Adam "- Doktor bey sormayın, hafızam çok zayıfladı, hiçbirşeyi hatırlayamıyorum herşeyi çabucak unutuyorum " demiş. Doktor, hayhay demiş, hemşireye dönüp; Hemşire hanım bana 8 numaralı kutuyu verir misiniz" demiş. Adam; "- Ama doktor bey 8 numaralı kutuda bok var" demiş. Doktor gördünüz mü bu hastalığınızıda hemen tedavi ettik demiş..
Aradan yine aylar geçmiş Adam paralarını geri almak için çıldırıyormuş. Tekrar doktora gitmiş, muayene ücretini ödemiş ve doktorun karşısına çıkmış. Doktor yine neyiniz var demiş, Adam "- Doktor bey sormayın, iktidarsızım" demiş. Doktor, hayhay demiş, hemşireye dönüp; "Hemşire hanım bana 8 numaralı kutuyu verir misiniz" demiş. Adam çok sinirlenmiş; "- Hay .ikecem şimdi 8 numaralı kutunu da seni de" demiş. Doktor "gördünüz mü bakın iktidarsızlığınızda sona erdi.." demis.
************************************************** *******
KONUŞMAMAK
Kizilderinin teki kecilerini otlatiyormus. Derken bir cow-boy gelmis ve sormus:
- Senin kopegin mi?
- O kopek benim olmak!
- Onunla konusabilir miyim?
- Kopek konusamamak! Cow-boy kopege yaklasir.
- Nasilsin?
- Fena degil! (Kizilderili saskin...)
- Bu kizilderili senin sahibin mi?
- Evet.
- Sana iyi davraniyor mu?
- Evet, cok iyi. Gunde iki kez tuvalet icin dolastiriyor, bana yemek veriyor ve benimle oynuyor. (Kizilderili bu arada kafayi yemektedir)
Cow-Boy kizilderiliye sorar.
- Senin atin mi?
- O at benim olmak!
- Onunla konusabilir miyim?
- At konusamamak! Cow-boy ata yaklasir.
- Nasilsin?
- Fena degil! (Kizilderili daha da saskin...)
- Bu kizilderili senin sahibin mi?
- Evet.
- Sana nasil davraniyor?
- Iyi. Bana hergun gerekli yurususleri yaptiriyor, fazla yuk bindirmiyor, gunde 2 kere ve her terlememden sonra terimi siliyor, ve icinde yiyecek ve yataklik olan ufak bir ahir insa ediyor. (Kizilderili ne gozlerine ne de kulaklarina inanamamaktadir)
Cow-Boy tekrar kizilderilinin yanina gelir.
- Bu Disi Essek senin mi?
- Essek benim olmak, konusmak ama çok yalan soylemek .....
************************************************** *******
GURUR KAZAZEDESİTemel bir arkadasindan cok iyi tuyo veren bir adamin adini ogrenir.
Hemen kosar;
- " Bugun yapilacak yarista hangilerine oynamaliyim" der.
Adam soyle bir bakar;
- " Sen kac yasindasin?" diye sorar.
- " 28 " der Temel. Adam da;
- " Tamam, git 2 ve 8' e oyna."
Gercekten adamin verdigi tuyo yarislar sonunda tutmustur. Temel ikinci hafta yine gider. Yine soru aynidir.
Adam:
- "Sen kac kilosun? " der.
Temel " 76 kiloyum." deyince;
- " Bu hafta da git 7 ve 6' ya oyna." der.
Bu yarisin sonuclarini da adam dogru tahmin etmistir. Arkadaslari da saskinlik icinde izlemektedirler. Bu kez Temel neyi var neyi yok satar.
Parasini cebine koyar, yine ayni adamin yolunu tutar.
Adam bu kez
- " Senin ....şeyin... uzunluğu ne kadar? der.
Temel saskinlik icinde
- " 25 cm. " deyince adam da
- "Bu sefer de 2 ve 5'e oynayacaksin" der.
Arkadaslari yarisin sonuclarini cok merak etmektedirler.
Ertesi gun hemen Temel' in yanina kosarlar ki bir bakarlar Temel' in yuzu cok kotudur. Hemen sorarlar ne oldu diye.
Temel' in verdigi yanit ise sudur:
- " Gururumun kurbani oldum. 1 ve 3 kazandi."
BAŞIN AĞRIYOR MU?
Kari koca oturmus televizyon izlerken, erkegin cani sevismek ister.
Gider mutfaktan bir bardak su ile iki Aspirin getirir, karisina uzatir;
-Al karicigim sana su ve Aspirin getirdim!.
- ???!!! Neden hayatim?, basim agrimiyorki?.
- Allaha sukur!.
************************************************** *****

ÇILGIN ÇOCUK
Yasli bir amca parkta bir banka çökmüs etrafiseyrediyormus... derken yanina bir delikanli gelmis ki saçlari kirmizi, turuncu,mavi, sari renk boyali... Adam çocuga bakakalmis... Çocuk da küstah birsesle: - "Ne var moruk, sen hayatinda hiç çilginca biseyyapmadin mi!" demis... Adam gülümsemis: - "Yaptim.. bir seferinde çok sarhostum ve birpapagani becermistim.. Simdi de acaba sen benim oglum musun diye merakediyorum..."
************************************************** *************************

HERKES GÜVERTEYE
Okyanusta büyük bir gemi hizla ilerliyorken, bir angemi kaptani herkesi güverteye çagirmis. Herkes güverteye toplaninca: - "Size bir kötü bir de iyi haberim var" demis."Hangisi ile baslayayim?" - "Iyi olanla" demis yolcular... - "11 dalda oscar kazanacagiz..."
************************************************** **********************

EKMEK VAR MI? Ördek bara girer ve barmen'e: - ekmek var mi - yok - ekmek var mi - yok - ekmek var mi - yok - ekmek var mi - yok dedik ya - ekmek var mi - eger bir daha sorarsan seni duvara civilerim - civi var mi - yok - ekmek var mi
************************************************** ***
HAYIRLI EVLAT
Nebraska'da yasli bir adam yasardi. Patates ekini icin bahceyi
bellemesi gerekiyordu, lakin bu cok zor bir isti. Tek oglu olan David ona yardim
edebilirdi fakat o da hapisteydi. Yasli adam ogluna bir mektup yazdi
ve muşkulatini izah etti.

Sevgili David, Patates bahcemi belleyemeyecegimden kendimi cok kotu
hissediyorum. Bahceyi kazmak icin oldukca yaslanmis sayilirim. Burada
olsan butun derdim bitecekti. Biliyorum ki sen bahceyi benim icin
hallederdin.
Sevgiler Baban.
Bir kac gun sonra oglundan bir mektup ald.
Babacigim, Allah askina bahceyi kazma, ben oraya cesetleri gommustum.
Sevgiler David.
Ertesi gun sabaha karsi 4'de FBI ve yerel polis cikageldi ve tum
sahayi
kazdi lakin hic bir cesede rastlamadilar. Yasli adamdan ozur dileyerek
gittiler. Ayni gun yasli adam oglundan bir mektup daha aldi.
Babacigim, Simdi patatesleri ekebilirsin. Bu sartlarda yapabilecegimin
en iyisini yaptim. Sevgiler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: S.A   Perş. Nis. 01, 2010 5:51 am

S,A,,

Arkadaşlar elinize sağlık bir iki elaman banada lazım mamim haberin olsun böyle ,,
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
aslan54
S.Moderatör

S.Moderatör


Mesaj Sayısı : 300
Erkek Yaş : 62
İş/Hobiler : emekli/resim cekmek
Nerden : Sakarya -Hendek
Kayıt tarihi : 26/03/10
başarı sistemi : 5

MesajKonu: Geri: BİRAZDA GÜLELİM,,   Perş. Nis. 01, 2010 12:55 pm

Yılın en iyi doktor fıkrası

Şişman bir adam,çok şöhretli bir doktorun
muayesine gidiyor,konu zayıflamak istemesi.
Doktor,bir hafta kullanmak üzere, isimsiz bir hap veriyor
kendisine.
ilk kullandığı gece, uyur uyumaz rüya görmeye başlıyor adam.
Bir saray içinde, etrafında onlarca cariye, sabaha kadar bir onla bir bunla
sabah uyandığında,kan ter içinde. Hergece aynı şey,bir hafta sonunda bütün
fazla kilolar atılmış durumda.
Günler sonra yolda şişman bir arkadaşına rastlıyor ve nasıl kilo verdiği soruluyor. Arkadaşı anlatıyo, o da doğru doktorun çalıştığı hastaneye gidiyor
ve ona da aynı tedavi
İlk gece,adam rüyasında bir sarayda.! Ama Etrafında onlarca iri yarı
zenci adam,Tutarlarsa fena yapacaklar adamı.
Bizim şişman önde,onlarca adam peşinde...
Başlıyor saray içinde bir koşturmuca. Üçüncü gün sonunda adam zayıflıyor ama dayanamıyor ve telefon ediyor doktora.
YA Doktorbey,Neden arkadaşımla benim rüyalarım farklı..
O kızların peşinde koşarken ben ırzıma geçecek zencilerden kaçıp duruyom.
Doktor biraz düşündükten sonra soruyor;
Siz hastaneye mi gelmiştiniz, Muayenehaneye mi?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
BİRAZDA GÜLELİM,,
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DEFİNECİLER AKADEMİSİ :: EĞLENCE :: GÜLELİM EĞLENELİM-
Buraya geçin: